YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10429
KARAR NO : 2012/16302
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senette müvekkilinin şahsi bir imzası ya da kefaleti bulunmadığını, müvekkilinin müdürü olduğu dava dışı…İnş Mob. Nak. Gıda Tur. Tic. ve San Tic. Ltd. Şti. adına senedin imzalandığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, bonoda sorumluluğun doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup bononun ön yüzündeki ikinci imzanın aval hükmünde olduğunu, şirket müdürü olan davacının, keşideci şirket kaşesi üzerine atmış olduğu imzanın birisinin keşideci şirketin sorumluluğunu diğer imzanın da aval veren şahıs olarak davacının sorumluluğunu içerdiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; takip ve dava konusu senette davacının temsilcisi olduğu…İnş. Ltd. Şti.’nin iki kez kaşesi basılarak her iki kaşenin üzerinin imzalandığı, bonolarda sorumluluğun doğması için tek imza yeterli olup, senedin ön yüzündeki ikinci imzanın TTK hükümleri ve Yargıtay kararlarına göre aval olarak değerlendirileceği, davaya konu senette iki ayrı imza bulunduğundan davacı şirket yetkilisinin atmış olduğu imza nedeniyle avalist olarak kabul edilmesi gerektiği, aval hükümleri uyarınca davacının borçtan dolayı sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın ve yasal şartları oluşmayan davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının temsilcisi olduğu dava dışı…İnş. Mob. Nak. Gıda Turz. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin keşideci olduğu senette borçlu sıfatının bulunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
TTK’nun 688/7 maddesi uyarınca bonoda tanzim edenin imzasının senet metninde bulunması zorunludur. Bonoda birden fazla imza atılmış olması senedin geçerliliğine etki etmez ise de birden fazla atılan imzaların sahipleri duruma göre asıl borçlu veya aval veren olarak nitelemek mümkündür.
Somut olayda dava konusu bono altında dava dışı…İnş. Ltd. Şti.’nin iki adet kaşesi basılı olup, kaşeler üzerine gelmek üzere adı geçen şirketin temsilcisi olan davalı imzası bulunduğu ihtilafsızdır. Bu durumda söz konusu imzaların şirketi temsilen atıldığı ve davacının şahsi sorumluluğu bulunmadığı gözden kaçırılarak olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.