YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10118
KARAR NO : 2012/17043
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri ile … lehine 150.000- TL tutarında kredi kullandırıldığını, davalılar …ile …’in ise genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bu tutar ödenmeyince hesabın kat edildiğini, 18.12.2008 tarihli noter ihtarnamesi ile bu durumun davalılara bildirildiğini, alacaklarının 15 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, davalılar tarafından alacaklarının ödenmediğini, davalılar aleyhine Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/980 esas sayılı dosyası ile 118.968,83 TL üzerinden takip başlatıldığını, ancak borçluların borca ve fer’ilerine itiraz ettiklerini, takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptaline ve % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, icra takibine dayanak yapılan akdi ilişkinin feshedilmediğini ve hesabın kat edilmediğini, ödeme yapılması için yasal olarak makul bir süre tanınmadığını, borcun ana parasının miktarı ve dayanaklarının açıklanmadığını, müvekkillerinin temerrüde düşmediklerini, bu nedenle borca ve fer’ilerine itiraz ettiklerini, ihtarnamede haksız ve mesnetsiz borç ve fahiş faiz hesabıyla oluşturulan borcun kısa süreler içinde kapatılmasının istenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, temerrüdün 25.01.2008 tarihi itibariyle oluştuğu, davacı bankanın asıl alacağının 118.061.- TL olduğu, ancak takip talebinde 115.459,35 TL asıl alacak talebinde bulunduğundan taleple bağlı kalınması gerektiği, Borçlar Kanunu’nun 484 vd maddeleri uyarınca davalı kefillerin kefalet limiti ile kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu oldukları, asıl alacak itibariyle kefalet limitleri müsait olduğundan kefillerin de asıl borçlu ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile borcun tamamından sorumlu tutulmaları gerektiği, davalı borçluların 115.459,35 TL asıl alacak, 2.637,37 TL işlemiş faiz ve 131,87 TL birikmiş BSMV olmak üzere toplam 118.228,59 TL’ye ilişkin takibe itirazlarının yerinde olmadığı, asıl alacağa % 29,90 oranında akdi direnim faizi ve bu faizin % 5’i oranında BSMV de yürütülerek takibin devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın likit mahiyette olduğu gerekçesiyle, açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı, davacı vekili tarafından, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücreti ve davacı aleyhine reddedilen 740,30 TL alacak yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2.maddesine göre müteselsil sorumluluk halinde, davanın reddinde red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilir. Mahkemece anılan hüküm gözetilmeden vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5/b bendinin çıkarılarak, yerine “Davanın reddedilen bölümü üzerinden tarifenin 3/2.maddesi uyarına 1.000.00 TL.maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine”rakam ve sözcüklerinin yazılarak, hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.