YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10140
KARAR NO : 2012/15384
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, adı geçen senedi boş olarak açığa imza atarak kömür aldığı için 1000 TL bedeli içerir şekilde kendisine kömür satan üçüncü şahıs Dağcı Ticaret Şeref Dağcı’ya verdiğini, davalının bu senedi eline geçirip üzerinde tahrifat yaparak 9.900 TL olarak değiştirdiğini, davalı şirketle hiçbir alışverişte ve borçlanmada bulunmadığını, şirketin sermaye şirketi olduğunu, bilanço esasına tabi olduğunu, davalı şirketin tutmakla mükellef olduğu defterlerinde böyle bir hukuki ilişkiden ve borçlanmadan söz edilemeyeceğini, davalı şirket ortaklarından …’in kendisine Şekerbanktan aldığı 3000 TL Kredi için kefil olduğunu, bu borcun kısmen ödenmiş olmasına rağmen …’in kefillikten kurtulmak için senette tahrifat yaptığını belirterek, tedbiren icranın durdurulmasını, senedin iptalini, borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının usul ve yasaya uygun olarak doğan kıymetli evraktaki borcu ödediğini iddia etmediği ve ayrıca bunu ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Bonoda, davacı keşideci, davalı ise lehtar konumundadır. Davalı şirket yetkilisi, 29/03/2012 tarihli celsede; “Ben davacıdan alacaklıydım. Onun borçlarından ötürü …’a ödemeler yapmıştım. Ayrıca birde aynı evde oturduğumuz için kömür yakıtına istinaden alacaklarım vardır, bunların toplamı 9900 TL ediyordu. Bunları ödemediği için ben bu senedi icraya verdim. Bu borç şirket alışverişinden doğmamıştır. Aramızdaki az önce anlattığım alışveriş meselesinden doğmuştur.”şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece, davalı şirket yetkilisinin bu beyanı üzerinde durulup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.