YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12314
KARAR NO : 2012/19064
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan mutabakat gereğince davalının müvekkili tarafından organize edilen kongreye katıldığı, bu katılım için bir bütçe oluşturulduğu, ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini, bakiye alacağının tahsili amacıyla yapılan takipe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak gösterilen 19.11.2007 tarihli cari hesap ekstresi konusunda taraflar arasında hiçbir mutabakat olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin bildirdiği sayıda hekime konaklama hizmeti verdiğini, bunun ücretinin ödendiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının sempozyuma kaç hekimin katıldığını, bu hekimlerin kaç tanesinin masraflarının davalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını kanıtlayamadığı gibi dayandığı faturayı dahi hangi masraf kalemleri için düzenlediğini açıklayamadığı, davacının sunduğu e-posta yazışmalarının tarih, saat ve içerikleri incelendiğinde; mevcut bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi davalı ile 33 hekimin katılımı konusunda karşılıklı anlaşmaya varıldığı sonucuna ulaşılmasının mümkün bulunmadığı, taraflar arasında katılımcı hekim sayısı, davalının kaç hekimin, hangi masraflarını karşılayacağı ve masrafların ne olacağı konusunda bir mutabakatın bulunmadığı, 33 hekim listesinin davalı tarafından davacıya gönderildiği ve bu konuda taraflar arasında bütçe oluşturulduğu sonucuna varılmasına neden olan e-postada adı geçen …t” ve “…” isimli kişilerin davalı çalışanı veya yetkilisi olmadığı, davalı tarafça e-postalarda adı belirtilen “… Bey” isimli kişinin Türk Jinekolog Derneği Başkanı … Tıraş olduğunun açıklandığı aksinin davacı tarafından ispat edilemediği ve bu konuda aksi bir iddianın dahi ileri sürülmediği, sempozyumda 33 hekimden bir kısmının dava dışı “… Medikal” ve “Demir Medikal “isimli firmalar tarafından finanse edildiği ancak geri kalan 22 kişinin masraflarını davalının ödeyeceği yönünde davalının zımni bir kabulünün bulunduğundan da sözetmenin mümkün bulunmadığı, 03.11.2007 tarihli faturanın da davalı cari hesabında gösterildiği,aynı cari hesapta dava dışı … Medikal ve Demir Medikal adına düzenlenen faturalar ve ödemelerin gösterildiği, davacının,davalı adına düzenlediği fatura içeriğini açıklayamadığı, davalının kaç hekimin masraflarını karşılaması gerektiğini de kanıtlayamadığından bilirkişi raporlarında aksi yöndeki açıklamalara itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için 13.08.2010 tarihli alınan raporda davacının 37.649,40 TL alacaklı olduğu, itiraz üzerine alınan 05.08.2011 tarihli ek raporda 37.649,40 TL alacaklı olduğu, itiraz üzerine alınan 28.12.2011 havale tarihli raporda keza davacının 24.303 Euro (25 Ekim 2007’deki efektif satış kuru olan 1.7157 TL’ye göre 41.696,66 TL) alacağı olduğu bildirilmiştir. Mahkemece anılan raporlara itibar edilmeksizin davalının savunması doğrultusunda açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK 275-276 maddeleri gereğince çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşüne müracaat edilir. Nitekim mahkemece yukarıda belirtilen raporlar alınmıştır. Mahkemece çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bu raporlar gözetilmeden ve e-postaların kim tarafından gönderildiği araştırılmadan yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.