Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12481 E. 2012/17317 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12481
KARAR NO : 2012/17317
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilerek davadışı …’ e verilen 10/10/2010 tarihli çeki davadışı …’ in müvekkiline verdiğini, müvekkilinin davalıdan çek bedelini birçok defa istediğini, fakat davalının ödeyeceğini söyleyerek müvekkilini oyaladığını, bu sebeple çekin süresinde bankaya ibraz edilemediğini, müvekkilinin çek bedelinin tahsili amacıyla Malatya 7. İcra Dairesi’ nin 2011/1855 E. nolu dosyasından takip başlattığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, çekin iddia edildiği gibi teminat çeki olmadığını ve bedelinin de ödenmediğini, TTK 644. madde gereği müvekkilinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak keşideci olan davalıya müracaat hakkının olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinin asil yerine vekile tebliğinin doğru olmadığını, ayrıca dava dilekçesinden davanın itirazın iptali davası mı, yoksa TTK’ da düzenlemesini bulan sebepsiz zenginleşme davası mı olduğunun anlaşılamadığını, davacının dava türünü dilekçesinde açıklaması suretiyle bu çelişkiyi açıklığa kavuşturması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından, süresinde ibraz edilmeyen çek yönünden TTK’ nın 644. maddesi hükmüne dayanılabileceği, buna göre davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ve dava konusu çeki hatır çeki olarak düzenlediğini kanıtlayamadığı anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile icra dosyasındaki asıl alacak olan 15.000-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de sözkonusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.