Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1274 E. 2012/4207 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1274
KARAR NO : 2012/4207
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin tanker abonesi olan davalının ödenmemiş su bedeli ve bu bedel üzerinden işleyen gecikme cezasının bulunduğunu belirterek, toplam 1.882.78 TL.’nin asıl alacak tutarı olan 181.10 TL.’ye, 09.01.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunduğu gibi müvekkilinin aboneliğini davacı idareye başvurarak kapatıp, hesabın tasfiye edildiğini, borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 17.09.2009 günü davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce 01.12.2010 tarihinde davalı vekilinin zamanaşımı def’inde bulunduğu halde bu hususla ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin hüküm kurulmuş olması gerekçesiyle bozulmuş, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmediği hususu belirtilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararından sonra B.K.’nun 125. maddesine göre alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalının 2009 tarihinden geriye doğru (10) yıl süre için su bedeli isteyebileceği, bu nedenle davalının zamanaşımı def’inin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, abone ilişkisi içerisinde davalının su bedelini ödemediğinden bu bedelin tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, B.K.’nun 125. maddesine göre dava zamanaşımı süresi 10 yıldır. Anılan yasanın 133/2. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler arasında icra takibine başlanması da gösterilmiş olup, aynı yasanın 135/1. maddesinde zaman aşımı kesilince, kesilmesinden itibaren yeni bir müddetin cereyan etmeye başlayacağı yine aynı yasanın 136/2. maddesinde ise, kesilmenin icra takibi sebebiyle oluşması halinde zamanaşımının takibe müteallık her muameleden itibaren yeniden cereyana başlayacağı hükmü yer almaktadır.
Davacının tahsilini istediği, tüketim sonucu düzenlenen su faturalarının 20.06.1996 ile 11.08.1998 dönemini kapsadığı dosya ekindeki Pendik 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/2843 sayılı takip dosyasından 01.11.2001 günü alacağın tahsili istemiyle genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, davalı borçluya gönderilen ödeme emrinin 07.11.2001 tarihinde bila tebliğ iade olunmasından sonra, takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle 20.04.2005 tarihinde yenilenip, davalı-borçluya ödeme emrinin 27.04.2005 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun 02.05.2005 günlü itiraz dilekçesi ile takibin durduğu görülmektedir. Eldeki alacak davası ise aynı sebeple 13.01.2009 tarihinde açılmıştır.
Hal böyle olunca yukarıda yazılı yasa hükümlerine göre davanın zaman aşımına uğramadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın esası incelenerek, davalının ödemede bulunulduğuna ilişkin sunduğu belgeler ve kapsamı değerlendirilip varılacak uygun sonuç daresinde bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.