Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13371 E. 2013/3074 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13371
KARAR NO : 2013/3074
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre talep edilen 139.000 tuğladan 115.310 adedinin davalıya teslim edildiğini, tuğlalar karşılığında davalıya ait olan … plakalı … marka aracın müvekkiline devri ve tescili konusunda 15/08/2008 tarihli adi yazılı sözleşme yapıldığını, sözkonusu aracın müvekkiline teslim edildiğini, ancak araç 14/10/2008 tarihinde müvekkilinin evinin önünde park halindeyken aracın davalı tarafından çalındığını, satılan ve teslim edilen tuğlalara ilişkin 29/08/2008 ve 14/10/2008 tarihli iki adet fatura tanzim edildiğini, fatura bedellerinin ödenmediğini belirterek, davanın kabulü ile toplam 18.967,85 TL’nin faturaların tanzim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu faturaların … adına düzenlendiğini, yanlış isme kesilen faturaların müvekkil ile ilişkisi olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin eskiye dayandığını, bu ticari ilişki nedeniyle davacının talebi üzerine tuğla karşılığı müvekkilinin aracının verilmesi yönünde sözlü bir anlaşma yapıldığını ve aracın davacıya teslim edildiğini ancak anlaşmaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini ve davacının, malları teslim etme imkanının olmadığını, bundan sonra imalat yapamayacaklarını, bu nedenle aracı geri vermek istediğini bildirdirmesi üzerine müvekkilinin de kabul etmesiyle davacının sözkonusu aracın anahtarını müvekkiline gönderdiğini, davacının delil olarak sunduğu yazılı sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının iddia ettiği hırsızlık olayının olmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı …’un müşteki sıfatıyla, … aleyhine yaptığı şikayet üzerine yapılan soruşturmada davacı …’un 15/10/2008 tarihli ifadesinde …’a verdiği 139.000 adet tuğla karşılığında 16.000 YTL bedelli aracı aldığını, ancak aracın içindeki el çantası ile birlikte evin önünden alındığını beyan ettiği, bu beyanı ile 139.000 adet tuğla karşılığı aldığı aracın bedelinin 16.000 TL olduğunu kabul ettiği, davalının ise şüpheli sıfatıyla 15/10/2008 tarihinde alınan ifadesinde ve Sulh Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde, davacı … ile 139.000 adet tuğla karşılığında 16.000 YTL’lik oto alım sözleşmesini yaptıklarını, sözleşme aslının kendisinde olduğunu, …’un 6.000 YTL karşılığı
tuğla sattığını ancak 10.000 YTL karşılığı tuğlayı teslim etmediğini, tuğla karşılığı verdiği aracını da bu sebeple geri aldığını beyan ettiği, davacının satım konusu tuğlaların tamamını davalıya teslim ettiğini ispat etmek zorunda olduğu, davacının davalıya tuğlaların tamamını teslim ettiğini usulüne uygun yazılı belge ile ıspat edemediği, davalının tuğlaların 6.000 TL’lik kısmını aldığını ikrar ettiği ve tuğlalar karşılığı verdiği aracı da geri aldığı sabit olduğundan, davalının 6.000 TL’yi davacıya ödemediğinin anlaşıldığı, davalının mahkemedeki ikrarı karşısında defter kayıtlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.