Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1372 E. 2012/4205 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1372
KARAR NO : 2012/4205
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …-Tel.Pazl….arasında abonelik ilişkisi bulunduğunu, su tüketim faturalarının ödenmesi için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
TMSF davaya dahil edilmiş, ilgili fon tarafından verilen cevapta, davalı şirketin borçlarına halef olunmadığı bildirilerek borçtan sorumlu tutulamayacaklarından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulması sonunda, davacı yana borçlu olan Ünitel A.Ş.’nin borca batık olması nedeniyle TMSF’ye devredildiği, devir nedeniyle davalı sıfatının TMSF’ye ait olduğu, ancak gerek devre ilişkin belgeler, gerekse devre ilişkin mevzuat gereğince borçlu şirketin sadece aktifi ile devralındığı, şirketin borca batık olması nedeniyle borçlarından TMSF’nin sorumlu olmadığı gerekçeleriyle sabit görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Memurluğu 19.11.2007 günlü cevabı yazısında; “Şirketin TMSF’nin 21.06.2007 tarih, 267 sayılı kararı gereğince sicilden terkin edildiği hususu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine uygun olarak 10.07.2007 tarihinde resen tescil edilerek memurluğumuzdaki kaydı silinmiştir” denilmiştir. Yasa gereği şirketin ihyası mümkün değildir. 5411 sayılı Kanun’un 134/9.maddesi gereğince TMSF’nin davalı şirketin borçlarından kanuni halef sıfatı bulunmadığı gibi TMSF’nin kontrolündeki şirketlerin tasfiyesine dair yönetmelik gereğince davalı şirketin tasfiyesine ilişkin olarak tasfiye komisyonu görevlendirilmiş ve TMSF’nin 2007/267 karar no, 21.06.2007 günlü kararı ile tasfiye komisyonunda görev yapacakların isimleri belirlenmiştir. Bu durumda davalı şirketin alacaklısı olan davacının muhatabı tasfiye komisyonudur. Husumet yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden davanın davalı şirketin tasfiye komisyonuna yöneltilmesi ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.