YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17619
KARAR NO : 2013/2749
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kesinleşen kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 19.272,35 TL’ye 18.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 25/05/2011 tarihli 2010/13521 E. 2011/6925 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün “Davacının dava dilekçesindeki ticari faiz istemi yasal faiz anlamına gelmekte olup, asıl alacağa avans faizi işletilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre davacı alacağının tespiti usul ve yasaya aykırıdır. Davalının yargılama sırasında yaptığı ödeme ve iadelerin değeri kadar alacak bakımından davanın konusuz kaldığı gözetilmeden, bu ödeme ve iadeler yönünden de davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iade edilen kısım için davanın konusuz kaldığı ve davacının dava dilekçesindeki isteminin yasal faiz anlamına geldiği gerekçeleri ile hüküm altına alınan miktar kesinleşmekle bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, ancak hüküm altına alınan 19.272,35 TL’ye 18/03/2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama sırasında yapılan ödemeler açısından bu miktarlar dikkate alınarak konusu kalmadığı anlaşıldığından, artan kısım için bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dairemizin 25.05.2011 tarih, 13521 esas, 6925 karar sayılı ilamının (2) nolu bendinde “davacının dava dilekçesindeki faiz isteminin yasal faiz anlamına geldiği, asıl alacağa avans faizi işletilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre davacı alacağının tespitinin usul ve yasaya aykırı” olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda alacağa yasal faiz değil avans faizi yürütülerek bulunan meblağdan BK’nun 84. maddesi uyarınca mahsup işlemi yapılmıştır.
Bu yön gözetilerek alacağın saptanması gerekirken avans faizi yürütülerek saptanması, isabetsiz olduğu gibi, (1) nolu bendinde artan kısım için bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde hükmün diğer bentlerinde red kararı verilmiş gibi yargılama harç ve giderleri ile vakalet ücreti takdiri de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.