Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/18111 E. 2013/4919 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18111
KARAR NO : 2013/4919
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S.S. … Evler Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi’ne 12.000 TL borcunun bulunduğunu, kooperatif yöneticileri ve davalının müvekkilinin iş yerine gelip müvekkiline kooperatife olan borcuna karşılık her biri 2000 TL bedelli bonolar imzalattıklarını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığı halde bu bonoları imzalarken davalının lehtar olarak gözüktüğü 30.06.2010 vade tarihli 75.000 TL bedelli bonoyu da imzaladığını, davalının bu bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya 73.000 TL borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini,belirterek davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya 2.000 TL’lik bono yerine 75.000 TL’lik bonoyu imzalatması nedeniyle kamu kurumunu aracı olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemesinden dolayı ceza mahkemesince mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği gerekçesiyle davacının davalıya icra takibine konu bonodan dolayı 73.000 TL borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen bono üzerinde malen veya nakden kaydının bulunmadığı, davalı yanın davacıya verdiği borç para karşılığı senedi aldığını savunduğu, senette keşidecinin davacı …, lehtarın ise davalı olduğu, davacı yanın senette tahrifat iddiası bulunmadığı, davacının davalının üçüncü bir şahsa verilen senedi hile ile ele geçirerek, boş olan kısımlarını doldurduğunu iddia ettiği, bu iddianın yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, iddianın tanık ile ispatının mümkün olmadığı, her ne kadar ceza mahkemesinin mahkumiyet kararında tespit ettiği maddi olgu hukuk hakimini bağlar ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ceza mahkemesi kararlarının böyle bir etkiye sahip olamayacağının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01/02/2012 tarih, 2011/19-639 esas ve 2012/30 karar sayılı kararında belirtildiği gözetilmeden Mahkemece yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.