YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7616
KARAR NO : 2012/13981
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … Ltd.Şti.ne kullandırılan krediye davalı …’nin kefil olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada …’nin icra takibine vaki itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili, takip konusu borcun asıl borçlu tarafından ödendiğini, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların kefalet ettikleri, 28.04.1997 tarihli sözleşme ile kullandırılan kredinin geri ödendiği ve kefaletin sona erdiği gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Banka ile kredi borçlusu arasında 16.04.1997, 28.04.1997, 17.06.1997, 23.06.1997, 25.06.1997 tarihli kredi sözleşmeleri düzenlenmiştir. Davalılar 28.04.1997 tarihli sözleşmeyi kefil olarak imzalamışlardır.
Bu durumda öncelikle kredi borcunun hangi sözleşmeden doğduğunun tespiti gerekir. Bilirkişi raporunda bu yönde bir belirleme bulunmamaktadır. Davalıların kefalet ettikleri sözleşmeye dayalı kullandırılan kredinin bir safhada ödenerek borcun (0) olması akdi tek yanlı olarak sona erdirmez. Aynı sözleşmeye dayalı olarak yeniden kredi verilebilir. Şayet kullandırılan kredi başka bir sözleşmeye dayalı ise o zaman kefillerin sorumluluklarından söz edilemez.
Bu yönler incelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı-birleşen davacı yararına BOZULMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.