YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8815
KARAR NO : 2012/14617
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2008/24371 Esas sayılı dosyası ile müvekkilince 31/10/2008 keşide tarihli, 11.500,00 TL bedelli çeke dayanan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra dosyası borçlularından … Ltd. Şti.’nin dosya borcuna karşılık olarak davalı … Tic. Ltd. Şti.’nden alacağı olan 15.500,00 TL’yi müvekkiline devrettiğini, alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün 2009/8846 Esas sayılı dosyası ile 15/01/2009 tarihli temlik sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan yetki itirazının kabulü üzerine Bozüyük 2.İcra (İnönü) Müdürlüğünün 2009/26 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından borca itiraz edilerek 04/06/2009 tarihinde icra takibinin durdurulduğunu, sunulan temlik sözleşmesi, faturalar ve hesap özetlerine göre dosya borcunun sabit olduğunu, icra takibinin durdurulmasının zaman kazanmak amaçlı olduğunu, borçlunun haksız ve dayanaksız olan itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, %40’tan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin davacı ile hiç bir ticari ilişkisi bulunmadığını, temlik sözleşmesi yapılan firmaya da hiçbir borcunun bulunmadığını ve temlik sözleşmesinin müvekkili açısından hiçbir hukuki değeri bulunmadığını, davacının faktoring firması olduğunu, Faktöring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22.maddesine göre takibe dayanarak evrak çek bile olsa alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu için bütün defi ve itirazları alacaklı faktöring şirketine karşı ileri sürme imkanı bulunduğunu, davacı tarafın iddialarını ve taleplerini kabul etmediklerini, yapılan icra takibi ile davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın bu hususu ispatla mükellef olduğunu, bu nedenle davanın reddine, haksız takip ve dava sebebiyle “40’tan aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının dava dışı şirketten temliken almış olduğu alacağın faturadan kaynaklandığı ve ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, temlike konu olduğu belirtilen 02.01.2009 tarihli 46.969,90.TL bedelli faturanın dava dışı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, davacının, temlik sözleşmesi gereği dava dışı şirketten devraldığı, faturadan kaynaklandığı iddia edilen dava konusu alacağın varlığının ve davacı şirketin kötüniyetli olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalı şirketin tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının dava konusu faturadan dolayı alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…