YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8236
KARAR NO : 2012/15322
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı … ile aralarında yaptıkları 31/12/2008 tarihli protokol uyarınca 30/12/2009 vade tarihli 27.000,00 TL bedelli bir adet bono tanzim ederek davalıya teslim ettiğini, daha sonra bononun davalı tarafından borcu nedeniyle … isimli galericiye verildiğini, müvekkili tarafından da bedeli ödenerek teslim alındığını, ancak davalının müvekkiline 127.000,00 TL bedelli bir adet bonodan dolayı borcu bulunduğunu ve … Bankası Anafartalar Şubesine protesto için verdiğini bildirdiğini, müvekkilinin 30/12/2009 tarihli 27.000,00 TL bedelli bonodan başkaca bir bono düzenlemediğini, dava konusu edilen 127.000,00 TL bedelli bonoda müvekkiline atfen atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını ya da müvekkili tarafından düzenlenen ve davalıya teslim olunan 27.000,00 TL bedelli bononun müvekkiline teslim edilmeyip, onun yerine sahtesinin iade edilerek bonodaki 27.000,00 TL rakamı önüne 1 rakamı eklenerek sahte bono tanzim edildiğini belirterek müvekkilinin 30/12/2009 vade tarihli 127.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 06/01/2010 tarihli sözleşmede davacının dava konusu senedin varlığını kabul ettiğini, ancak kötüniyetli olarak menfi tespit davası açtığını bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine % 40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/34 E. sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı Cemil ile aralarında yaptıkları 31/12/2008 tarihli protokol uyarınca 30/12/2009 vade tarihli 27.000,00 TL bedelli bir adet bono tanzim ederek davalıya teslim ettiğini, daha sonra bononun davalı tarafından borcu nedeniyle … isimli galericiye verildiğini, müvekkili tarafından da bedeli ödenerek teslim alındığını, ancak 127.000,00 TL bedelli bir adet bononun … Bankası Anafartalar Şubesine protesto için verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin 30/12/2009 tarihli 27.000,00 TL bedelli bonodan başkaca bir bono düzenlemediğini, dava konusu edilen 127.000,00 TL bedelli bonoda müvekkiline atfen atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını ya da müvekkili tarafından düzenlenen ve davalıya teslim olunan 27.000,00 TL bedelli bononun müvekkiline teslim edilmeyip, onun yerine sahtesinin iade edilerek bonodaki 27.000,00 TL rakamı önüne 1 rakamı eklenerek sahte bono tanzim edildiğini belirterek Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/896 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen 30/12/2009 vade tarihli 127.000,00 TL bedelli bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, takibe konu senedin müvekkiline … tarafından borcuna karşılık temlik cirosu ile ciro edilerek verildiğini, müvekkilinin meşru hamil olduğunu ve hiçbir kusurunun da bulunmadığını bildirerek haksız açılan davanın reddine ve müvekili lehine %40’dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/34 E. sayılı dosyası ile … bu dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya … bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre dava konusu 127.000,00 TL bedelli bonodaki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu ve senet üzerinde herhangi bir tahrifat bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davanın davalısı tarafından girişilen icra takibinin tedbir kararı nedeniyle durdurulduğundan davalı banka yararına 127.000,00 TL’nin %40’ı oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Vekil ile temsil edilen davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2012 gününde oybirliğle karar verildi.