YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8649
KARAR NO : 2012/14137
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı tarafından davalı tarafa sipariş edilen bir kısım işler için protokol düzenlendiğini, iş bedeli olarak 20.000 TL bedelli bir adet çekin davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafın çekin kaybolduğunu davacıya bildirdiğini, davalının önce Elazığ 3 Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2010/343 E. Sayılı dosya ile çek iptali davası açtığını, mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini, daha sonra dosyanın Kartal 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2010/315 E. Sayı ile görüldüğünü ancak bu davanın takip edilmediğini, çek bedelini de içeren iş bedelinin davalı tarafa ödendiğini, bilahare İstanbul 5.İcra Müdürlüğü 2010/27396 E. Sayılı dosya ile çeki elinde bulunduran üçüncü şahıs tarafından icra takibi başlatıldığını ve davalının icra masrafları ile birlikte dosya borcu olan 27.921 TL’yi ödeyerek çek bedelini iki defa ödemek durumunda kaldığını bunun üzerine davalı hakkında Elazığ 4 İcra Dairesi 2011/5327 E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %40 dan aşağı olmamak kaydı ile inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ödeme emrinde gönderilen mükerrer ödemeye ilişkin çek üzerinde davalının herhangi bir cirosunun bulunmadığını, davalıya teslim edilmiş çekin de bulunmadığını, çek ile ilgili davalı tarafından her ne kadar Kartal 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2010/315 E sayılı dosyası ile tedbir koydurulmak istenmiş ise de bunun nedeninin ele geçmeyen çekle ilgili keşidecinin zarara uğramaması ve üçüncü kişiler tarafından çalınan çekin herhangi bir takibe konulmaması amaçlı olduğunu, davalı tarafından keşideciye ait çekin takibe konulması nedeniyle 16.02.2011 tarihli yazısı ile çek keşidecisi tarafından alacağa mahsuben haricen banka havalesi ve elden ödeme yapıldığı yönünde beyanını içerir bir yazı düzenlendiğini ancak bu yazının alacak mahsubu faturalara karşılık olduğunu belirterek davanın reddi ile % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında davalı şirketin dökümhanesinde imalatı yapılacak iş ile ilgili anlaşma yapıldığı ve İstanbul 5.İcra Dairesinin 2010/27396 Esas sayılı dosyasıyla takibe konu edilen 20.000 TL bedelli hamiline yazılı 01.06.2010 keşide tarihli çekin davacı tarafından keşide edildiği, davacının davalı şirkete yaptırdığı iş karşılığı verdiği çeki cebri icra yoluyla takip alacaklısı üçüncü kişiye ödediğinin sabit olduğu, 16.02.2011 tarihli şirket temsilcisi Ahmet Oğuz tarafından imzalanan belgede yazılı olduğu üzere haricen aynı konuyla ilgili banka havalesi ve elden ödeme yapıldığının belli olduğu, belgenin içeriğinde açıkca keşide edilen çeke atıf yapıldığından ve bu çekin tahsil olunamaması nedeniyle şirkete haricen ödeme yapıldığı açıklandığından davalının belgede belirtilen ödemenin başka işlere ait olduğu savunmasına itibar edileceği, kaldı ki faturalara ilişkin ticari defter deliline de dayanılmadığı, davacının mükerrer ödeme üzerine yaptığı ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız bulunduğu gerekçesiyle asıl alacağın tamamı ve işlemiş faizin yetkisiz icra dairesinde ödeme emrinin tebliğ tarihine göre temerrüt 14.04.2011 tarihinde oluştuğundan ve buna göre yetkili icra dairesinde takibin yapıldığı 13.05.2011 tarihine kadar geçen 29 gün için hesap edilen kısmı yönünden itirazın iptaline, borçlunun itirazının haksız olması sebebiyle tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili Av. … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.