Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/66 E. 2011/9600 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/66
KARAR NO : 2011/9600
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, üç adet faturaya dayalı olarak yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını faturaların tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Faturalar davalıya tebliğ edilmediğinden ve mal teslimi kanıtlanamadığından davacı davalıya yemin teklif etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesi davalı şirket yetkilisinin yemini de gözetilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı mal teslimini kanıtlayamadığından davalıya yemin teklif etmiştir. Tüzel kişiye teklif edilen yemin tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci yemin konusu işleminin yapıldığı tarihdeki temsilci değil yemin teklif edildiği tarihindeki temsilcidir. Bu nedenle yemin teklif edildiği tarihteki şirket temsilcisinin yemin etmesinde bir isabetsizlik yok ise de 1.6.2010 tarihli celsede davalı şirket temsilcisi …’ye yapılan yemin şekli ve yeminin eda ettirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yeminin nasıl yaptırılacağı HUMK’un 339 ve 340 maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre hakim sorulacak soruyu okuyup hal ve vaziyetin önemi ve yalan yere yeminin sonuçları hakkında yemin edecek kimsenin nazari dikkatini çektikten sonra, “ sorulan sualler hakkında hakikate muvafık cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza Allahınız ve namusunuz üzerine yemin edermisiniz ve o kimse de Allahım ve namusum üzerine yemin ediyorum” der. Yasa, bu şekilde yemin ettirilirken izlenmesi gereken yöntemi emredici bir hükümle ortaya koymuş olup mahkemenin ve tarafların bu yemin formülünü değiştirmelerine ve ona ekleme yapmasına imkan vermemiştir. 1.6.2010 tarihinde yaptırılan yeminde yasanın yukarıda anılan maddelerine riayet edilmemesi ve bu yemine itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.