Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8692 E. 2013/4096 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8692
KARAR NO : 2013/4096
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar … ve … vekillerince duruşmalı ve diğer davalı … tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı … ve vek. Av. … gelmiş, diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır asıl bulunan ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, bonoya dayalı olarak genel haciz yolu ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı … vekili, bononun arkasındaki ibareden anlaşılacağı üzere geçici ve teminat amaçlı olarak senedin düzenlendiğini, ancak müvekkilinin Turkay Turizm’e ortak edilmediğini, 2 yıl önce taraflarla ilişkisini bitiren müvekkilinden senet bedelinin tahsilinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, bononun arkasındaki ifadeden taraflar arasındaki hukuki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiğinin sabit olduğunu, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği gibi bağımsız bir borcu da ifade etmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamen davacının kusurlu davranışları nedeniyle sona erdiğini, bu nedenle teminat amacıyla verilen bonoya dayalı olarak alacak isteminde bulunamayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bononun arkasında “Avukatta sözleşme yapılana kadar bu senet alınmıştır. … Turizm devam ettiği sürece …’e ait yazıhanede çalışacaktır. Çalışmadığı takdirde bu senet geçerlidir. Yazıhanenin yarı komisyonculuğu …’e yarı Komisyonculuğu … ve …’ındır.” ibaresinin bulunduğu, imza içermediği, bononun bütün yasal unsurlarını taşıdığı, senedin arkasındaki ifadelerin senedin kambiyo senedi olma vasfını ortadan kaldırmadığı ve teminat senedi niteliğine dönüştürmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalılar … ve … vekili ile davalı … temyiz etmiştir.
1-Davacının isticvabı sırasında alacağının 95.000. TL olduğunu ikrar etmiş olması karşısında, davanın 100.000.TL üzerinden tam kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bononun düzenlenip verilmesi sırasında arkasının yazıldığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı … isticvabı sırasında bononun Ayancık’ta faaliyette bulundukları sürece davacı ile çalışılacağının garantisi olarak verildiğini beyan etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin 3’üncü paragrafında da “müvekkilim davalılardan Ayancık’ta çalıştıkları sürece kendi yazıhanesini kullanmalarını şart koşmuş, bu şartın aksi hâlinde senette yazılı miktar ile sorumlu olacaklarını iyiniyetle tek taraflı beyanı ile yazmıştır.-Davalılar 2007 yılı Kasım ayında müvekkilin yazıhanesini terk ederek başka bir yerde hiçbir gerekçe göstermeden çalışmaya başlamışlardır.” şeklinde beyanda bulunduktan sonra bunun üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine girişildiğini beyan etmiştir. Bononun arkasında ise, “Avukatta sözleşme yapana kadar bu senet alınmıştır. … Turizm devam ettiği müttetçe …’e ait yazıhanede çalışılacaktır. Çalışmadığı takdirde bu senet geçerlidir. Yazıhanenin Komisyonculuğu, yarı komisyonculuğu ….,indir. Yarı komisyonculuğu … ve ….,ındır.” yazılıdır.
Yukarıda belirtilen dava dilekçesi, davalı …’in isticvabı sırasındaki beyanı ve bono arkasındaki yazı birbirleriyle örtüşmekte olup, bononun davalıların Ayancık’ta çalıştıkları sürece …’in yazıhanesini kullanmalarını sağlamaya yönelik olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Daha açık bir anlatımla davalıların Ayancık’ta çalıştıkları sürece …’in yazıhanesini kullanmamaları hâlinde bonoda yazılı bedeli ödemekle yükümlü olacakları öngörülmüş olup, bu haliyle bono cezai şartın teminatıdır. Bu durumda mahkemece, somut olay bakımından 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 158’inci maddesi de gözetilerek davacının cezai şart alacağının doğup doğmadığı üzerinde durulup bir karar verilmesi gerekirken, bononun arkasındaki yazılar nedeniyle bu belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bir belge sayılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Dosya içeriğindeki ödeme emrinde, borcun sebebi belirtilmediği gibi takibin dayanağının bono olduğu da belirtilmemiş olup, bu durumda borçluların yapmış oldukları itirazın iptali hâlinde de icra inkar tazminatına mahkum edilemeyecekleri gözetilmeden davalıların %40 tazminata mahkum edilmeleri isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.