YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8693
KARAR NO : 2013/4097
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, orijinal boyadan sonra tekrar boyanan aracın sıfır (0) km.araç olarak satıldığı iddiasına dayalı satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, süresinde ayıp ihbarının yapılmadığını, araçta ayıp bulunmadığını, B.K.nun 2002/2.hükmüne göre hakimin satış bedelinden tenzile karar vermesinin hakkaniyete uygun olacağını, boyanın ayıplı olması halinde bu durumun aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini gerektirmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, aracın ön kaputunda soyulan boyanın altından çıkan yüzeyin astar değil boya olduğu, bunun kaput üzerine ikinci kat boya atıldığı anlamına geldiği, ancak boyanın ayıplı olmasının aracın misli ile değiştirilmesini gerektirmeyeceği, araçtan faydalanmamanın söz konusu olmadığı, bedelin 5.000 TL.sinin tenzili gerekeceği, ancak davacının ısrarla aracın aynen değiştirilmesi isteminde bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
818 Sayılı BK’nun m.202,II (6098 Sayılı TBK’nın m.227,IV) hükmüne göre, “Hâkim, alıcının satılanı ret davası üzerine hal icabı satımın feshini muhik göstermiyorsa semenin tenzili ile iktifa edebilir.” Bu hükme göre, halin icabı sözleşmeden dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkimin alıcının seçimlik haklarına müdahale ederek satış bedelinin indirilmesine hükmetmesi olanaklıdır. Ancak buradaki takdir hakkının; dönmenin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncaların alıcı lehine doğurduğu fayda ile kıyaslanmayacak değerde büyük olup olmadığının, iyiniyet kuralları ile satıcının hilesinin ya da kusurunun bulunup bulunmadığının gözetilmesi suretiyle kullanılması gerekir.
Somut olayda, satışa konu aracın ön kaputunda soyulan boyanın altından çıkan yüzeyin astar değil, boya olduğu, bu durumun kaput üzerine ikinci kat boya atıldığı anlamına geldiği bilirkişi kurulu raporuyla belirlenmiş olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. BK’nun 202,II hükmündeki takdir hakkı kullanılırken MK’nun 4’üncü maddesindeki esaslar da gözetilip, iyiniyet kuralları ile satıcının kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde
durulmalıdır. Özellikle satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar söz konusu olduğunda ise alıcının malın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi yönünde kullandığı seçimlik hakkının ortadan kaldırılarak, satış bedelinin tenzili suretiyle ayıplı malı kabule zorlanmasının somut olay adaletine uygun düşmeyeceğinin gözetilmesi gerekir.
O hâlde mahkemece yukarıda açıklanan hukuki esaslar gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, gerekçeleri açıklanmadan araç bedelinin tenzili gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.