Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9496 E. 2012/17147 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9496
KARAR NO : 2012/17147
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının müvekkil şirketten aldığı ürünlerin bedelini ödememesi nedeniyle veresiye faturadan kaynaklanan bakiye cari hesap borcu olduğunu, davalının 04.07.2007 tarihli belge ile müvekkili şirkete 19.861,29 TL borcu olduğunu açıkça ikrar ettiğini, bu belgenin düzenlenmesinden sonra yapılan kısmi ödemeler nedeniyle, davalı hakkında bakiye kalan 17.776,93. TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla yapılan takipe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil 15.07.2008 tarihli ilk celsede davayı kabul etmediğini, davacıdan mal almadığını, 04.07.2007 tarihli belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kaşenin kendisine ait olduğunu, davanın yersiz açıldığını, reddine karar verilmesini istemiş, davalı vekili de 25.06.2009 havale tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilin esnaf olduğunu, ticari defterlerin kesin kanıt olarak değerlendirilebilmesi için her iki tarafın da tacir sıfatına haiz olması gerektiğini, mutabakat belgesi ve irsaliye ile faturalar altındaki imzaların müvekkile ait olmadığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında 2006 yılında başlayan ve 2007 yılında sona eren mal alışverişine ilişkin ticari bir çalışmanın mevcut olduğu, bu çalışma dahilinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturalardan 23.06.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda gösterilen ve dökümleri yapılan toplam 6 adet 3.929,49.-TL’lik irsaliyeli faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer faturaların kayıtlı olduğu, sonuç olarak davalı defterlerindeki bilgi ve kayıtlara göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 13.847,44.-TL alacaklı olduğu, her ne kadar 17 adet irsaliyeli faturadaki teslim alan imzaların davalıya ait olmadığı anlaşılmış ise de davalının bu faturalardan 11 adedini eksiksiz olarak tutmakla mükellef olduğu ticari defterlere kaydını yapmış olduğunun anlaşılması ve davalı …’nin 15.07.2008 tarihinde mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadesinde, irsaliyeli faturalardaki teslim alan imzasının davalıya ait işyerinde çalışan kimselere ait olabileceği hususunu açıkça kabul etmiş olması karşısında, davalı defterlerinde yer alan 11 adet fatura karşılığı tutarı olan 13.847,44.-TL’lik kısım yönünden taraflar arasındaki alışverişin gerçekleştiği ve bu kısım yönünden davanın subutuna karar verilmesi gerekeceği, zira bir kimsenin teslim almadığı malların faturalarını ticari defterlerine işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.