Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/12992 E. 2013/16333 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12992
KARAR NO : 2013/16333
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava; faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, taraflar arasında satım akdi bulunduğunu ve malın davalıya teslim edildiğini kanıtlama yükünün davacıya ait olduğunu, takibe konu faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; akdi ilişkinin ve davalıya fatura içeriği emtianın teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 27/06/2012 tarihli, 2012/3128 E., 2012/10639 K. sayılı kararıyla, irsaliyelerde imzası bulunan kişiler hakkında taraflardan ayrıntılı bilgileri sorularak davalı çalışanı olup olmadığı konusunda araştırma yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyma kararı üzerine mahkemece tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, faturanın tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığı, davacının delillerini davalı defterlerine dayandırmamış olması nedeniyle TTK’nın 83/2 maddesinin uygulanamayacağı, davacının alım-satım ilişkisine dayanmış olması nedeniyle vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanamayacağı, SGK’nın cevabi yazısında irsaliyelerde ismi geçen kişilerin bildirimlerine rastlanılmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Dosyaya sunulan irsaliyelerde isim ve imzası bulunan kişilerin davalı yanında çalıştıklarına dair SGK’da kayıtlarının bulunmaması tek başına onların davalı çalışanı olmadığını kanıtlamaya yeterli değildir. Zira ülkemizde SGK’ya kayıt yaptırılmadan işçi çalıştırıldığı herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu durumda mahkemece irsaliyelerde isim ve imzası bulunan kişilerin adresleri davacıdan sorularak irsaliyelerdeki imzaların kendilerine ait olup olmadığı yönünde ve o tarihte davalı yanında çalışıp çalışmadıklarının saptanması bakımından tanık olarak dinlenmeleri, gerektiğinde aynı kişilere ihtilafsız dönemlerde mal teslimi yapılıp yapılmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.