YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1333
KARAR NO : 2013/6743
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı …’ın 2006 yılının sonlarında müvekkilinin yanına gelerek müvekkilinin 2006 yılında kapattığı şirketi ile ilgili olarak çok büyük yolsuzluklar tespit edildiğini, kendisinin tanıdığı gümrük memurlarının soruşturma başlatılacağını söylediklerini,ancak rüşvet verilmesi halinde bu sorundan kurtulabileceğini söylediğini ve söz konusu yolsuzluğa ilişkin bir takım belgeler sunduğunu, kendisinin ve aile bireyleri olan diğer davalıların ekip halinde çalıştıklarını ve bu işi halledebileceklerini söylediğini, müvekkilinin de 400.000,00 TL rüşvet vermeyi kabul ettiğini, müvekkilinin peşin parası olmadığından rüşveti taksitler halinde ödemeye başladığını,ayrıca teminat olarak 60.000,00 TL bedelli bir senet verdiğini, daha sonra ödemeleri aksatması üzerine bir takım çekler ve senetler verdiğini, daha sonra yine taksit ödemeleri gecikince davalı …’un müvekkiline tehdit içerikli mesajlar gönderdiğini, ayrıca davalı …’ın da gasp yoluyla müvekkilinden çek ve senet aldığını, müvekkiline 60.000,00 TL’lik teminat senedi ile ilgili olarak ödeme emri gönderildiğini, senedin davalı … tarafından davalı …’e ciro edilerek verildiğini öğrendiğini, ancak senedin gümrük memurları tarafından tahsil edilmesi için davalı …’e verildiğine inanarak senet bedelini ödediğini ve karşılığında ibraname aldığını, müvekkilinin davalı …’a taksitler halinde toplam 200.000,00 TL para ödediğini ve işin hallolduğuna dair belgeleri istediğinde davalı …’un daha önce fotokopilerini verdiği belgelerin asıllarını verdiğini, diğer belgeleri yırtıp attığını, ayrıca kendisine 200.000,00 TL daha borcu olduğunu söylediğini, müvekkilinin o anda dolandırıldığını ve davalılardan kurtulamayacağını anladığını ve davalıdan aldığı belgelerle kendisini ihbar ettiğini, bunun üzerine davalı …’un müvekkilini yine tehdit ettiğini ve evini bastığını ve toplam 303.000,00 TL tutarında kambiyo senedini müvekkilinden tehdit ve silah zoruyla aldığını belirterek müvekkilinin söz konusu çek ve senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve ödediği 200.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve diğerleri vekili; müvekkili …’un bir süre davacının babasına ait şirkette gümrük danışmanlığı hizmeti verdiğini,davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının müvekkili …’u iş kurma vaadiyle kandırarak paralar aldığını ve karşılığında davaya konu çek ve senetlerin bir kısmını verdiğini, sözü edilen bir kısım çek
ve senetlerin ise aslında olmadığını, çek ve senetlerin bir kısmının bedelinin ödendiğini, ödenmeyen bazı çek ve senetlerin yenileri ile değiştirildiğini, davacı ile müvekkilleri … ve İsmail arasındaki para alışverişinin müvekkili Hüseyin ile bir ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının iddia ettiği 200.000,00 TL nakit ödemeye ilişkin yazılı delil sunamadığı, dava konusu çek ve senetlerin ise bedelsiz olduğunu ispat edemediği, kaldı ki bu ödemelerin bir kısmının ilgili idareye rüşvet verilmesi için yapıldığını iddia ettiği, ancak BK’nın 65.maddesi hükmü uyarınca ahlaka aykırı bir amaç elde etmek için verilen şeyin iadesinin istenemeyeceği, davalılar hakkında gasp, tehdit,çete kurma, dolandırıcılık suçlamalarıyla yürütülen ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.