YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7389
KARAR NO : 2013/12461
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ve davalının dava dışı … Ltd. Şti.’nin … Bankası nezdinde kullandığı taksitli ticari kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunduğunu, davalının kredi borcunun tamamını ödediğinden bahisle ödemeye konu tutarın tamamı üzerinden müvekkili aleyhine takibi girişmiş ise de, müvekkilinin ödemeye konu tutarın yarısından sorumlu bulunduğunu ve takip öncesi temerrüde de düşürülmediğini belirterek 6.532,46 TL’den sorumlu bulunmadığının tespitiyle bu meblağın %40’ı oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi borçlusu dava dışı şirketin büyük ortağı ve yetkili müdürü olması nedeniyle ödemeyi taahhüt ettiği sermaye tutarı kadar bahse konu borçtan kefalet sorumluluğu dışında ayrıca sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ilgili dönemde dava dışı şirkette %51 oranında, davalının ise %49 oranında sermayesinin bulunduğu ve taahhüt ettikleri sermaye tutarının tamamını ödedikleri anlaşıldığından davacının davalı yanca ödenilen tutarın 5.441,19 TL’sinden sorumlu bulunduğu, takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından işlemiş faiz tutarından davalının sorumlu olmadığı ve davalının ödediği tutarın tamamını davacıdan isteyemeyeceğini bildiği halde bunun aksine bankaya ödediği toplam tutar üzerinden davacı aleyhine takip başlatmak ta kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra dosyasında 6.421,42 TL tutarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu tutarın %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle müteselsil kefillerin sorumlu oldukları oran belirlenmediğinden rücu ilişkisinde tarafların %50 oranında sorumlu olmalarına mahkemece bu oran gözetilmeden karar verilmiş ise de temyiz eden sıfatına göre bu hususun bozma nedeni yapılmamış bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.