YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14721
KARAR NO : 2017/7859
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması neticesinde ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarfından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin 01/05/2012 tarihli sözleşmeyle iş yerindeki ürünleri ve işyerini davalıya devrettiğini, sözleşme gereği faturalarla ürünleri teslim ettiğini, sözleşmeye göre devir bedelinin 120.000,00 TL olduğunu 70.000 TL’sinin ödendiğini kalan 50.000,00 TL‘nin 2 parça çekle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, çeklerin verilmediğini, davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 3. kişilere olan kira ve diğer borçlarını ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu neticesinde, incelemeye tabi tutulan davacı defterlerinin açılış tasdiklerinin bulunduğu ancak yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, defter kayıtlarının birbirini tutmadığı, davacının takip konusu yaptığı 13 adet faturanın tamamının defter kayıtlarında yer almadığı, ticari defterlerin alacağın tespitine imkan vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişki 01/05/2012 tarihli işyeri devir sözleşmesine dayanmaktadır. Bu sözleşmeye göre devir bedeli 120.000,00 TL olduğu bunun 70.000,00 TL’sinin ödendiği anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre kalan 50.000,00 TL için 2 parça çek ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda davalının bu iki adet çeki davacıya verip vermediği açıklanmalı verdiyse bu çeklerin ödenip ödenmediği üzerinde durulmalıdır. Yine davalı bir kısım savunmalarında bakiye ödeme için davacının bazı borçlarını ödediğini ileri sürdüğüne göre davalının bu iddialarına karşı davacının açıklamaları saptanmalı ve davalının davacıya olan borcunu ödemek için davacının tailmatıyla 3. kişilere ödeme yapıp yapmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin yazılı gerekçelerle vermiş olduğu karar doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.