Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/15875 E. 2012/7544 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/15875
KARAR NO : 2012/7544
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

Tebliğname No : 2 – 2008/203871
MAHKEMESİ : Daday Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2008
NUMARASI : 2007/63 (E) ve 2008/10 (K)
SUÇ : Hakaret, Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
12.02.2008 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 24.03.2008 tarihinde temyiz eden Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık ile O Yer Cumhuriyet Savcısının sanığın B.. K..’ya yönelik hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III- Sanık ile O Yer Cumhuriyet Savcısının, sanığın B.. K.. ile S.. K..’ya yönelik kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın; katılan Satılmış’ın eski nişanlısı olduğunu ve kendisini sürekli aradığını ve numara değişikliğinden sonra yine katılan Satılmış’ın yeni telefon numarasını kendisine verdiğini ve katılan Satılmış’ın eşi olan katılan Banu’yu da diğer katılanın kendisini rahatsız ettmesinden haberdar etmek için aradığını ve bu durumdan dolayı katılanlar hakkında Pertek Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu savunması karşısında; sanığın kullandığı numaranın katılanlar tarafından aranıp aranmadığı, savunmada geçen dosya ve telefon iletişim kayıtları getirtilerek belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılanların tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması koşulun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “mahkememizce sanığın bir daha suç işlemeyeceğine ilişkin kanaate varılmadığından” biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.