YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15676
KARAR NO : 2012/48704
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/226136
MAHKEMESİ : Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/04/2009
NUMARASI : 2009/1 (E) ve 2009/168 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Yakınan ve sanıkların açıkça hakaret teşkil ettiği kabul edilen sözleri yakınanın yüzüne karşı söylendiğini belirtmemeleri, aksine yakınanın esnaflık yaptığı mahallede sanıklar tarafından yakınanın hırsızlık yaptığına dair dedikodu çıkartıldığının iddia edilmesi karşısında; hakaretin gıyapta yapıldığının kabulü ile gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerektiğinden, yakınanın soruşturma evresinde bildireceğini ifade ettiği tanıkların kimler olduğu araştırılıp, belirlenmeleri halinde tanık sıfatıyla dinlenerek, her bir sanığın eylemlerinde en az üç kişiyle ihtilat ettikleri hususu açıklığa kavuşturulmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanın tazminat talebinde bulunmadığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanıklara atılı suçtan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanıkların, müştekinin maddi ve manevi zararlarını karşılamak istemediklerini mahkememize beyan etmeleri” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.