Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/37529 E. 2013/23052 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/37529
KARAR NO : 2013/23052
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

Tebliğname No : 4 – 2009/255109
MAHKEMESİ : Manavgat 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2009
NUMARASI : 2008/407 (E) ve 2009/65 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan, sanık hakkında doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca hüküm kurulması yerine önce aynı Yasanın 125/1. maddesinin uygulanması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın hakaret suçundan dosyaya yansıyan maddi bir zararının belirlenemediği, sanığın adli sicil kaydındaki ilamların silinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Katılanın zararının giderilmesi koşulu gerçekleşmediğinden CMK.nun 231. madde koşulları oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine takdiren yer olmadığına” biçimindeki, yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Suç için, yasada kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza (hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (Yeni TCY.nın 50/2. maddesi). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için önlemlere çevrilebilir.
TCY.nın 125/1. maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 08/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.