Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/3925 E. 2012/44676 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3925
KARAR NO : 2012/44676
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

Tebliğname No : 2 – 2009/145703
MAHKEMESİ : Aliağa Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2008
NUMARASI : 2008/392 (E) ve 2008/497 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçdan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I- Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK. nun 105/1. maddesindeki cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışmasız bırakılması,
II- Kabule göre de;
a) Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararında belirlenemediği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı gözetilmeden sanığın katılanın zararını karşılamadığı biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 50/1-f. maddesine göre sanık hakkında ”mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya” şeklinde tedbire çevrilebileceği belirtildiği halde, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.