YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3582
KARAR NO : 2013/26822
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
Tebliğname No : 9 – 2010/226222
MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2009
NUMARASI : 2007/326 (E) ve 2009/977 (K)
SUÇLAR : Türkiye Cumhuriyeti Devletini Aşağılama, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında Türkiye Cumhuriyeti Devletini aşağılama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Hüküm tarihinden önce, yürürlüğe giren 5759 sayılı Kanunun 1.maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK.nun 301.maddesinin 4.fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Devletini aşağılama suçundan dolayı soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlanmış olup, niteliği itibariyle maddi ceza hukuku yönünden lehe sonuç doğuracağından, anılan fıkra uyarınca gerekli izin istendikten sonra, sanığın sarfettiği sözlerin iki suç veya tek suç olup olmadığının tartışılması bakımından talep edilecek iznin sonucu beklenip yargılamaya devamla sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında görevli memura hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanıklara yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.