Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/32018 E. 2014/2375 K. 03.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32018
KARAR NO : 2014/2375
KARAR TARİHİ : 03.02.2014

Tebliğname No : 2 – 2013/20063
MAHKEMESİ : İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2011/283 (E) ve 2013/80 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) 22.07.2011 tarihli duruşmada sanığın “tutanakta bulunan kat 1’de değil,kat 2’de oturduğunu”savunması ve müdafiinin de “dava açılırken isim karışıklığı olduğunu, D.. Y.. adlı bir kişinin daha bulunduğunu ve 1.katta oturduğunu, dosyada tanıklık yapan, Uğur’un da diğer Dursun’un oğlu olduğunu” bildirmesine karşılık, sanığın 22.03.2012 tarihli duruşmada “aynı isimle soyisimle küçük kardeşim vardır ve kendisi 6-7 yıldır Tokat’ta oturmaktadır, benim oturduğum tutanağın tutulduğu adreslerle bir ilgisi yoktur ve tutanağın tutulduğu 2009 yılında da ve öncesinde de burayla bir ilgisi yoktur” şeklindeki savunması, 11.09.2009 tarihli suç tutanağında “abone adının D.. Y.., adresinin Çırakçı Çeşme Sok. No:5 Kat:1 Fatih, elektriği kullananın Dursun ve Gönül oğlu, Almus 1980 doğumlu U. Y.” olduğunun yazılması, sanığın getirtilen nüfus kaydında Dursun adında bir kardeşinin ve Uğur adında bir çocuğunun bulunmadığının ve adresini “Çırakçı Çeşmesi Sok. No: 5 İç kapı No:2 Fatih” olarak bildirdiğinin anlaşılması karşısında, tutanakta adı geçen U.Y. tanık olarak dinlenerek, mahallinde tutanak tanıkları aracılığıyla keşif yapılarak ve kolluk aracılığıyla araştırılarak suç tarihi itibariyle tutanağın düzenlendiği evde sanığın oturup oturmadığı kesin olarak belirlendikten sonra hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2) TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,03/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.