Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/15440 E. 2015/18941 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15440
KARAR NO : 2015/18941
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/41815
MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/11/2012
NUMARASI : 2011/482 (E) ve 2012/1732 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçları bakımından temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Sanığın pencere camını zorlamak suretiyle mala zarar verme suçunu da işlediği iddiası ile hakkında kamu davasının açıldığı, ancak 28.02.2011 tarihli Olay Yeri İnceleme Tutanağında işyerinin cam pencere kısmının zorlanarak içeri girildiği, mala zarar verildiğine dair bir tespit bulunmadığı, işyerinde ”zararın” ne şekilde oluştuğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mala zarar verme suçundan dolayı mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanığın yakalandığında suça konu televizyonu sattığı kişiyi söyleyerek televizyonun müştekiye iadesini sağlamışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas -2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkında etkin pişmanlık koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından suça konu televizyonun satıldığı E.. Ö..’e zararının giderilip giderilmediğinin, giderilmişse ne zaman giderildiğinin sorulması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 168. maddesine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.