Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/23829 E. 2014/13706 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23829
KARAR NO : 2014/13706
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2013
NUMARASI : 2010/152-2013/428

Davacı vekili, davacı şirket ile dava dışı bir kısım şirketler asıl işveren-alt işveren ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine aykırı olduğu, bu ilişkinin muvazaalı bulunduğu konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfetişlerince düzenlenen raporun ve bu raporun muvazaaya ilişkin tespitini davacı şirkete bildiren müzekkerinin iptalini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kanuni dayanağı 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi aynen “Bu Kanun’un 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.” hükmünü içermektedir.
Kanun’un açık hükmü karşısında mahkemenin 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi çerçevesinde düzenlenen iş müfettiş raporuna karşı yapılan itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Mahkemenin itiraz üzerine verdiği karar 4857 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.