YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17155
KARAR NO : 2015/22074
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/91213
MAHKEMESİ : Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2012
NUMARASI : 2012/637 (E) ve 2012/416 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-Sanığın askerlik yaptığı birliğe getirdiği cep telefonuyla görüşme yaptığının üst amiri tarafından tespiti üzerine el konulup nöbetçi astsubay odasındaki dolaba kilitlenerek bırakılması sonrası sanığın telefonu rıza dışı dolaptan alıp yeniden kullanması ve yapılan kontrolde dolapta telefonun bulunamaması nedeniyle sanık hakkında işlem yapılması şeklinde gerçekleşen olayda, bir soruşturma kapsamında uygulanabilecek nitelikte olan 353 sayılı Kanun’un 66. maddesine göre usulüne uygun bir elkoyma işlemi bulunmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı TCK’nın 290/2. maddesinde düzenenlenen suçun unsurları oluşmadığı, sanığın eyleminin disiplin işlemini gerektiren bir davranış olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-Kabule göre ise;
1-Sanık hakkında TCK’nın 290/2 delaletiyle aynı Kanun’un 142/1b. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 290/2, son cümlesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılırken, “6 ay” yerine “8 ay” hapis cezasına ve bu miktar üzerinden aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, “5 ay” yerine “6 ay 20 gün” hapis cezasına hükmolunarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Suça konu telefonun ele geçmiş olması nedeniyle bir zararın bulunmaması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve niteliği gereği mahkumiyet hükmü niteliğinde olmayan tedavi ve denetimli serbestlik kararı nedeniyle sabıkasız sayılan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki diğer koşulların tartışılması gerekirken, “kasıtlı suç nedeniyle mahkumiyetinin bulunması nedeniyle” şeklindeki yasal ve yeterli görülmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanığın 21/09/2012 tarihli ifadesinde hakkında lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK’nın 51. maddesi uyarınca tayin olunan hapis cezasının ertelenmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda gerekçe gösterilmeden uygulanmamasına karar verilmesi,
4-Sanığın 21/09/2012 tarihli ifadesinde hakkında lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, TCK’nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda gerekçe gösterilmeden uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmünbu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.