YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10858
KARAR NO : 2015/15321
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 2 – 2014/208017
MAHKEMESİ : Terme Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/420 (E) ve 2014/76 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
27/12/2010 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28/01/2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 27/07/2011 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği,mahkumiyet kararının kesinleştiği ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da işlemesine rağmen bu suç yönünden dava açılmamış ise de zamanaşımı içinde her zaman dava açılması mümkün görülmüştür,
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
-Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
a-) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık eyleminin gece vakti işlenmesi nedeniyle TCK’nın 143. maddesi uyarınca cezasından arttırım yapılırken kısa karar ve gerekçeli kararda kanun maddesinin gösterilmemesi,
b-) Etkin pişmanlık nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan 5237 sayılı TCK’nun 168/1 maddesinin, aynı Kanun’un 61/5. maddesi gereğince, yaş küçüklüğü nedeniyle indirim halini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nun 31/2. maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
C-) Etkin pişmanlığın soruşturma evresinde gerçekleşmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmış ise de, aynı maddenin 2 fıkrasındaki indirim oranının 1/2’ye kadar olduğu dikkate alındığında yapılacak indirimin 1/2 oranından daha fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
d-) 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
e-)-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının aynı Kanun’un 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.