YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14750
KARAR NO : 2021/16070
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şarkikarağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2015 tarihli ve 2013/108 esas, 2015/131sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/04/2021 gün ve 4339-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2021 gün ve 2021/49772 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının mahkûmiyetine karar verilen dosyanın diğer sanığı tarafından temyiz yoluna başvurulması nedeniyle Yargıtayda olduğu anlaşıldığından onaylı suret üzerinden yapılan incelemede;
1-Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
3-15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluğu bulunan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesine aykırı olarak aynı Kanun’un 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan,“Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk … hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluğu bulunan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesine aykırı olarak aynı Kanun’un 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ŞARKİKARAAĞAÇ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 03.07.2015 tarihli ve 2013/108 E., 2015/131 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK’nın 116/1, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca verilen 8 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 50/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL’den 4800 TL adli para cezasına hükmedilmesine, 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle ödenmesine, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, TCK 53. maddesinin ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca hükmedilen danışmanlık tedbirinin uygulanması ilişkin kısımların da hükümden çıkartılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 06/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.