YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16587
KARAR NO : 2021/16959
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 493/son, 522/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Mardin Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2003 tarihli ve 2003/93 esas, 2003/149 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28/02/2005 tarihli ve 2003/15851 esas, 2005/1888 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca uyarlama yargılaması yapılması talebi üzerine, sanığın lehe kabul edilen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca 6 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2005 tarihli ve 2003/93 esas, 2003/149 sayılı ek kararı sonrasında, sanığın memnu hakların iadesi talebinde bulunması üzerine, hükümlü hakkında herhangi bir memnu hak yoksunluğunun bulunmadığının tespitine ilişkin Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2018 tarihli ve 2018/93 değişik işsayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/06/2021 gün ve 3718-2021sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/07/2021 gün ve 2021/84213 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu mahkûmiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun’un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda her ne kadar Mahkemesince memnu haklarının bulunmadığına karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki mahkûmiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunabileceği ve hakkındaki adlî sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mardin Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2003 tarihli ve 2003/93 Esas – 2003/149 Karar sayılı kararı ile 765 sayılı TCK’nın 493/1, 493/son, 522/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen ve hakkındaki bu mahkumiyet hükmünün, temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28/02/2005 tarihli ve 2003/15851 Esas – 2005/1888 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmesinin ardından 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK uyarınca uyarlama yargılaması yapılması talebi üzerine, Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2005 tarihli ve 2003/93 Esas – 2003/149 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü …’nın lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca 6 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 51. maddesi uyarınca 6 ay 12 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, ardından hükümlünün 19.03.2018 tarihli dilekçesi ile yasaklanmış haklarının iadesi isteminde bulunduğu halde, mahkemece herhangi bir memnu hak yoksunluğunun bulunmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, belli bir suç veya cezaya mahkûmiyete bağlı olarak gerek Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının kaldırılmasını sağlayan hukuki bir düzenleme olup, 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 416 ve 420. maddelerinde yer alan “yasaklanmış hakların geri verilmesi” kurumuna, 5237 sayılı TCK’da ve 5271 sayılı CMK’da yer verilmemiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 13/A maddesi eklenmek suretiyle tekrar düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza mahkûmiyetinden doğan müebbet hak yoksunluklarının giderilmesi amaçlanmıştır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, TCK’nın 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği belirtilmektedir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infaz edilmiş olması ve kişinin infazın tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekecektir.
Bu itibarla, mahkûm olduğu erteli hapis cezasını infaz etmiş sayılan hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (MARDİN) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 27.03.2018 tarihli ve 2018/93 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 18/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.