YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1686
KARAR NO : 2021/11861
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 02/09/2014 günü sanığın kiracısı olan müşteki … ile sanık arasında kira borçları ve evin tahliye edilmesi talebi nedeniyle yaşanan tartışmadan sonra müştekinin evde kalmadığı, müştekinin 03/09/2014 günü saat 07.00 sıralarında ikametine geldiğinde, evinin kapı kilidinin değiştirildiğini gördüğü, sanığın bu zaman aralığında, kapı kilidini değiştirerek müştekinin konuta girmesini engellendiğinin anlaşıldığı olayda, sanık savunmalarında, müştekinin eşi …’in kendisini gizli numaradan aradığını ve kendisine “bir arkadaşım ile sana 100,00 TL para gönderiyorum, evin anahtarını değiştir, bir anahtar sende kalsın bir anahtar bende kalsın, ben gelmeden anahtarımı kimseye verme” dediğini, sonra ismini bilmediği bir erkek şahsın geldiğini, kendisine 100,00 TL verdiğini, kapı kilidini değiştirdiğini birini kendisine verdiğini söyleyip suçlamayı kabul etmediği, dosya içerisindeki kolluk görevlilerince düzenlenen 03/09/2014 tarihli telefonla görüşme tutanağında ise, kolluk görevlilerinin müşteki …’nin eşi … ile telefonda görüştükleri, … isimli kişinin kesinlikle bahse konu sözleri söylemediğini söyleyerek sanığın iddiasını doğrulamadığının tespit edildiği görülmekle; … isimli kişinin araştırılarak tespiti halinde tanık sıfatıyla dinlenmesi, 03/09/2014 tarihli tutanak içeriği ve sanığın savunması da okunarak olaya ilişkin bilgisinin sorulması ile sanığın suç tarihinde kullandığı cep telefonu hattının 02/09/2014-03/09/2014 tarihlerine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan arama, aranma, HTS kayıtlarının getirtilmesi, sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılması, yapılacak araştırma sonucuna göre deliller bir bütün halde değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık …’nın dosya içerisindeki 03/09/2014 tarihli adli raporunda, sanığın, şizofreni hastası olduğunu, 5-6 yıldır ilaç kullanma öyküsünün olduğunu beyan ettiğinin belirtilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.