YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/764
KARAR NO : 2021/9204
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2010 tarihli ve 2010/143 esas, 2010/335 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/12/2020 gün ve 481-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2021 gün ve 2021/998 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2010 tarihli ve 2010/143 Esas, 2010/335 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1- Sanığın, müştekiye ait aracın camını kırmak suretiyle 50,00 Türk lirası parayı alarak ayrıldığı, durumu gören tanığın ihbarı üzerine, olay yerine gelen görevlilerce yapılan araştırma sonucunda yakalandığı somut olayda, sanığa yüklenen suç tamamlandığı halde, sanık hakkında üzerine atılı suçtan kurulan hükümde teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayininde,
2- Sanığın tekerrüre esas alınan Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2007 tarihli ve 2007/228 Esas, 2007/598 sayılı ilâmına konu suç tarihinin 10/11/2005 olduğu, kayden 29/04/1988 doğumlu olan sanığın söz konusu ilâma konu suçu işlediği tarihte 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hüküm ile sanığın adlî sicil kayında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen 17/05/2010 tarihli ve 2010/143 Esas- 2010/335 Karar sayılı mahkûmiyet hükümleri ile ilgili olarak verilen kararın kanun yararına bozma yasa yoluna geldiği ve Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 30.09.2020 tarihli ve 2020/5843 Esas – 2020/8248 Karar sayılı ilamı ile gelen talep dışında başka bir kanun yararına bozma sebebinin tespit edilmesi nedeniyle bu sebep hakkında da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen mahkûmiyet hükmünü inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.