YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9294
KARAR NO : 2023/3392
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/245 E., 2016/392 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.04.2016 tarihli ve 2016/15709 iddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında şikâyetçinin ikametinden bilgisayar ve pasaport çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h, 53/1, 58, 116/1, 53/1 ve 58, maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/245 Esas, 2016/392 Karar sayılı kararı ile sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatine, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosya arasındaki mevcut tutanakların kapsamına göre, sanığın şikâyetçinin evine girerek hırsızlık yaptığına dair sanığın mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığı, ancak sanığın, şikâyetçinin evinden çalınan laptopları, soy ismini bilmediği Sedat isimli kişiden 400,00 TL gibi ucuz bir fiyata aldığı yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu şekilde açık kimlik bilgilerini ve adresini bilmediği kişiden eşya satın alırken, bunların suçtan elde edilmiş olabileceğini bilecek durumda olması gerektiği, bu suretle üzerine atılı suç eşyasının satın alınması suçunu işlediği kabul edilerek, sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmemiş, bilgisayarı satın aldığını beyan etmiştir.
3. Olay yakalama tutağı dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Şikâyetçinin ikametinden bilgisayar ve pasaportunun çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın aracı ile seyir halinde iken kolluk ekibince 25.01.2016 tarihinde durdurulduğu, kimlik kontrolü sırasında başkasına ait olan ancak kendi resminin yapıştırıldığı kimliği ibraz ettiği, ardından gerçek kimlik bilgilerini beyan etmesi üzerine sanığın arandığının anlaşıldığı, araç içerisinde yapılan kontrolde, arka koltuk üzerinde iki adet MacBook bilgisayarın; şoför koltuğunun altındaki çanta içerisinde ise, tornavida, manivela, kurbağacık ve sert plastik malzemelerin bulunduğu, sanığın aracında bulunan bilgisayarlardan birinin şikâyetçiye ait olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanığın bahse konu bilgisayarları ‘Sedat’ isimli şahıstan satın aldığını ancak bu şahsın açık kimlik bilgilerini bilmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suçu eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/245 Esas, 2016/392 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.