YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9321
KARAR NO : 2021/14291
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mahkemenin 27/09/2011 tarih ve 2011/169 esas, 2011/786 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 05/10/2011 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 27/03/2013 tarihinde işlediği 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçu nedeniyle bildirim yapılan Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2013 tarih 2013/364 esas ve 2013/1211 karar sayılı 11/01/2016 kesinleşme tarihli mahkumiyetine konu suçun CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile yeniden düzenlenen uzlaştırma hükümleri kapsamına alındığı anlaşılmış ise de, sanığın güncel adli sicil kaydına bakıldığında 5 yıllık denetim süresi içerisinde 03/11/2012 tarihinde işlediği TCK’nın 149/1. maddesinde düzenlenen yağma suçundan Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2012/522 Esas – 2013/450 Karar sayılı ilamının 22/06/2017 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, çalmış olduğu 1 adet gömleğin suç tarihindeki değerinin 29,90 TL olması karşısında, çalınan malın değerinin az olması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın, olay günü temyiz dışı sanık … ile birlikte LCW mağazasından çaldığı bir adet gömlek ile birlikte olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı sırada kolluk görevlilerince görülüp şüphe üzerine yakalandığı ve ellerindeki suça konu gömleğin ele geçirildiği anlaşılmakla, hırsızlık suçu yönünden sanık tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir rızai iadenin de bulunmadığının anlaşıldığı olayda, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 16/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.