YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13997
KARAR NO : 2022/19997
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
Mala zarar verme suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 168/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/269 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/08/2022 gün ve 3754-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/10/2022 gün ve 2022/112506 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1-2. maddesindeki, “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. (2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran,
Dosya kapsamına göre, Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/269 sayılı kararına konu mala zarar verme suçuna ilişkin, daha önce Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılarak 29/01/2019 tarihli ve 2018/4301 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası aynı eylem nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılması için 5271 sayılı Kanun’un 172/2. maddesi uyarınca yeterli ve yeni delil olması ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamında sulh ceza hâkimliğince verilen bir kararın bulunmadığı, bu durumda sözü edilen suç nedeniyle soruşturmaya devam edilmek suretiyle iddianame düzenlenip dava açılamayacağı, sanık hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir kamu davası bulunmadığı bir halde sanığın mahkûmiyetine de karar verilemeyeceği gözetilmeden sanığın mala zarar verme suçundan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1-2. maddesindeki, “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. (2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca dosya kapsamına göre, Midyat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/269 sayılı kararına konu mala zarar verme suçuna ilişkin, daha önce Midyat Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılarak 29/01/2019 tarihli ve 2018/4301 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası aynı eylem nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılması için 5271 sayılı Kanun’un 172/2. maddesi uyarınca yeterli ve yeni delil olması ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamında sulh ceza hâkimliğince verilen bir kararın bulunmadığı, bu durumda sözü edilen suç nedeniyle soruşturmaya devam edilmek suretiyle iddianame düzenlenip dava açılamayacağı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas – 2014/78 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine göre, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık … hakkında 06/04/2019 tarihli ve 2019/371 numaralı iddianame ile mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde; CMK’nın 170. ve 225. maddelerine aykırı olarak sanığın anılan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (MİDYAT) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 24/06/2019 tarihli ve 2019/138 Esas – 2019/269 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.