Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15573 E. 2023/46 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15573
KARAR NO : 2023/46
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 143 üncü maddesi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi kararın temyiz edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, suç tarihinde ve kendi ikrarı uyarınca gece sayılan zaman dilimi içerisinde mağdurun kilitleyerek park halinde bırakmış olduğu kamyonun iki adet aküsünü çaldığı, tekrar gelip almak üzere yakındaki bir apartmanın çatısına bırakarak olay yerinden ayrıldığı, bir gün sonra aküleri almak için aynı apartmanın çatısına çıktığı esnada apartman sakinleri tarafından yapılan ihbar üzerine yakalandığı, olay yerine kolluk görevlilerinin geldiğini gören sanığın akülerden birini çatıdan aşağı atarak kırılmasına sebebiyet verdiği, akülerin bu hali ile mağdura teslim edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık her aşamada ikrara yönelik savunma yapmıştır.

3.12.02.2016 tarihli olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde mevcut olup kamyon üzerinde yapılan incelemede akü koruyucunun yerinde olduğu, akü yerlerinin boş olduğu, başka bir olumsuzluğa rastlanmadığı, sanığın yakalanmış olduğu apartmanın giriş kapısının arkasında SUZER ibareli bir adet akü bulunduğu, apartman arka bahçesinde yine SUZER ibareli kırık akü olduğu hususlarının tespit edildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE

1. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Sanığın mağdura ait akülerden birini çatıdan aşağı atması sebebiyle kırılan akünün hasarlı bir biçimde mağdura iade edildiği, hasarlı iadenin zararın tazminine yönelik kısmi bir iade niteliği taşıdığı, bu nedenle mağdurdan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanık hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatinin bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

3. 5237 sayılı Kanun’un 143. Maddesinin uygulanabilmesi için suç saatinin net olarak tespit edilmesinde zorunluluk bulunması ve eylemin gece vakti işlendiğine dair tek delilin sanığın ikrarı olması karşısında mümkünse suç saatinin ya da suçun işlendiği zaman aralığının tespit edilmesi, tespit edilemediği takdirde sanık hakkında aleyhine olacak şekilde 5237 sayılı Kanunu’un 143. Maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/113 Esas, 2016/574 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.