YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15719
KARAR NO : 2023/235
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlarına, hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 143 üncü maddesi, 145 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetim süresine tabi olmalarına karar verilmiştir.
2. Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararının katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/12441 Esas, 2020/6646 Karar sayılı kararı ile,
a. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hükümlerin tebliğnameye uygun olarak onanmasına,
b. Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanun’un 35/3. maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle tebliğnameye uygun olarak bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/397 Esas, 2021/558 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 143 üncü maddesi, 145 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetim süresine tabi olmalarına, katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuklardan alınarak katılan vekiline ödenmesine, bozma öncesi 160,00-TL. bozma sonrası 27,25 TL. posta gideri, 2 normal Tebligat gideri 38,00 TL. davetiye gideri, 2 tane elektronik tebligat gideri 11,00 TL. olmak üzere toplam 236,25 TL. ‘den ibaret yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsiline, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; 20 Kasım 2021 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” hükmünü düzenlemiştir. İkinci kısım ikinci bölüme göre Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için 5.100,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ile cezanın üst sınırından uzaklaşılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun tüm ifadelerinde suça konu edilen malzemeleri yolda açık alanda bulduklarını, katılan …’ye ait olduklarını bilmediklerini ısrarla beyan ettiği, yapılan keşifte malzemeleri aldığı açık alanı gösterdiği, Belediyeye ait su deposunun kilidinin zorlandığı iddia edilmiş ise de bu iddianın mahkemece kabul görmeyerek kamu malına zarar vermek suçundan beraatine karar verildiği, yapılan keşif sırasında kilidin zorlanmasının söz konusu olmadığı gibi, deponun önünde açık alanda hala atık vaziyette hurdaların bulunduğunun gözlemlendiği, suça sürüklenen çocuğun aldığı malzemelerin de bu şekilde açık alanda atılı olduğu, sahipli olduğunu bilmediği, suç işleme kasdı ile hareket etmediği beyanlarına itibar edilmeyerek cezalandırılmasına karar verilmesinin haksız ve dayanaksız olduğu, suça sürüklenen çocuğun alınan malzemelerin belediyeye ait olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiğine ilişkin dosyada aleyhine bir delilin bulunmadığı, bu itibarla üzerine atılı hırsızlık suçunun unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine karar verildiği, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, suçun sübutunun kabulü halinde dahi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 inci maddesinin birinci fıkarası yerine 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği, suça sürüklenen çocukların malzemelerin küflü ve paslı vaziyette olmasından hareketle oraya atılmış oldukları düşüncesine girerek yanlarına aldıklarını, söz konusu malzemelerin açık şekilde dışarıda olması ve suça sürüklenen çocukların bu eşyaların Belediye’ye ait olduklarını bilmemelerine yönelik beyanları karşısında, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 inci maddesinin birinci fıkarası yerine 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.05.11.2014 tarihinde saat 00:30 sıralarında … Akif Ersoy Mahallesi polis lojmanları karşısında şüpheli şahısların olduğunun anons edilmesi üzerine, polis ekiplerinin olay yerine intikal etmesi ile iki şahsın kaçtığının görüldüğü yakalanan şahısların suça sürüklenen çocuklar … ve … olduğunun tespit edildiği, bu esnada haber merkezinden bir cep telefonu numarası verildiği ve bu numara ile görüşülmesi gerektiğinin bildirildiği, bildirilen cep telefonu numarası arandığında, ismini vermek istemeyen bir şahsın, yakalanan şahısların kaçmadan önce … Akif Ersoy Mahallesi … Sokak üzerinde iken içerisinde malzeme bulunan el arabasını atarak kaçtıklarını söylemesi üzerine, yapılan kontrollerde bildirilen sokak üzerinde 1 adet el arabası ve içinde 6 adet döküm çekvalf 1 adet döküm su borusu bağlantı malzemesinin bulunduğunun tespit edildiği, malzemelerin Kütahya Belediyesi’ne ait olabileceği düşünülerek belediye yetkilisine bilgi verilmiştir.
2.Şikayetçi …’in emniyette alınan beyanında; depoda kilitli olarak muhafaza ettikleri 6 adet döküm çekvalf ve 1 adet döküm bağlantı malzemesinin çalındığını ve deponun kapı kilidinin de kırılmış olduğunu tespit ettiğini beyan etmiştir.
3.Şikayetçi …’in savcılık huzurunda alınan beyanında da; Ben Kütahya Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü içme suları ve su depolarından sorumlu şef olarak görev yaparım. … mahallesi su deposunun demirden mamül gömme kilitli kapısı vardır. Bu kapıdan içeri girildiğinde vanalar ve ek malzemelerin konulduğu bir yer bunun altında ve ilerisinde su deposunun kendisi vardır. Bu her ikiside tek çatı altındadır. Yapı betonarmedir. Bizim bu depomuzda olay tarihlerinde öncesinde ve sonrasında sürekli kontrollerimiz vardır. Bu su deposuna görevlilerimiz mutlaka kontrol amaçlı en geç üç günde bir girip çıkarlar ve kapıyı da mutlaka kilitlerler. Suça sürüklenen çocuklar … ile …’i ben tanımam. Olay tarihinde bu şahıslar el arabası ile birlikte vanalardan oluşan bir kısım eşyaları taşırken polislere yakalanmışlar. Bu el arabası bizim depomuza ve işletmemize ait değildir. Olay günü polisler bana 6 adet döküm vana, 1 adet bağlantı döküm ek malzemesi olarak yedi parça eşyayı teslim ettiler. Bu eşyalar bizim kurumumuza aittir. Fakat el arabası bizim değildir. Muhtemelen suçta kullanılmak için failler tarafından temin edilmiştir. Deponun giriş kapısında birisi gömme birisi asma iki ayrı kilit vardır. Bu kilitler ve kapı zorlanmak suretiyle açılmış ve bu kilitler de zarar görmüştür. Bu kilit değiştirildi. Hatırladığım kadarıyla 40,00 – 50,00 TL kadar bu kilide masraf edildi. Kurum zararları failler tarafından giderilmemiştir. Söz konusu eşyaların daha önceden alınıp bulunduğu yere atılmış olması ihtimali biraz zayıftır. Çünkü biz ve görevlilerimiz bu yolu kullandığımız için depoya gittiğimizde bunları görürdük ve bizim depomuza ait olduğunu anlardık. Söz konusu eylemin bir başkası tarafından öncesinde gerçekleştirilip eşyaların bulunduğu yere bırakılması ihtimali oldukça zayıftır. Ben olay sebebiyle kurumum adına şikayetçiyim. Depoda herhangi bir güvenlik kamerası yoktur.
4. Şikayetçi …’in yargılama aşamasında alınan beyanında: “Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben Belediye’de su işleri ile ilgilenirim, bu nedenle müşteki olarak ismim yazılmış, çalınan eşyalar bana ait değildir, Belediye’ye aittir, biz Belediye olarak şikayetçiyiz ancak davayı avukatımız takip edecek, bu nedenle Belediye’nin avukatına tebligat yapılmasını istiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5.Katılan kurum vekili alınan beyanında “Hırsızlanan mallar Belediyeye aittir, katılma talebinde bulunuyoruz, şikayetimiz devam etmektedir. Raporda aleyhe hususları kabul etmiyoruz, hırsızlanan mallar belediyeye teslim edilmiştir, bu nedenle kurumumuzun bir zararı bulunmamaktadır ancak kilitte zorlanma meydana geldiği için 50,00 TL kurum zararı mevcuttur. suça sürüklenen çocukların savunmalarını kabul etmiyoruz, şikayetimiz devam etmektedir, 50,00 TL’lik kurum zararı karşılanmamıştır, suça sürüklenen çocukların cezalandırılmasına karar verilsin” şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Suça sürüklenen çocuklar tüm aşamalarda alınan savunmalarında; olay günü …’in evinde olduklarını, doğum günü kutladıktan sonra gece saatlerinde 24:00 civarı birlikte …’in evinin yakınındaki dağa doğru hava almak için yürüyüşe çıktıklarını, yolda bir el arabası ve bunun yanında bir kaç kelepçe gibi küflü metal eşyalar gördüklerini, birisi atmıştır diye düşünerek el arabasına yüklediklerini, hurdacıya satıp bir miktar para alabilmek için taşımaya başladıklarını, fakat gece karanlık ve eşyalarda ağır olduğu için belli bir noktadan sonra bunları yolda bıraktıklarını, daha sonra polisler geldiğini, eşyaların belediye su deposuna ait olduğunu bilmediklerini, kim tarafından ne zaman, nasıl alındığını, nereden alındığını buldukları yere kim tarafından nasıl bırakıldığını bilmediklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
7.Kütahya Belediyesine ait su deposunda yapılan inceleme sonrası düzenlenen 05.11.2014 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, binanın tek katlı betonarme olduğu, giriş demir kapının metal ve asma kilitli olduğu, asma kilidin zorlanmış olduğu, kelebek vanaların yerinde olmadığı, teşhis ve tespite elverişli parmak izi ve bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir.
8. 05.11.2014 tarihli olay yeri basit krokisinde, depo kapısının asma kilitli olduğu asma kilitde hafif bir zorlama izi olduğu, binanın içerisine inen iniş merdivenin yanından 1 adet, binanın sol köşesinden de 6 adet döküm çekvalfın alınmış olduğu ve yerlerinin boş olduğu, … isimli şahsın döküm çekvalfların alındığı noktaları göstermiş olduğu tespit edilmiştir.
9.Takdiri kıymet incelemesinde, malzemelerin hurda bedelinin 50,00 – 60,00 TL değerinde olduğu tespit edilmiştir.
10.Mahkemesince yapılan keşfe istinaden alınan bilirkişi raporunda; Demir malzemelerin alındığı yer ile suça sürüklenen çocuk …’in ailesine ait ev arasındaki mesafenin kuş uçuşu uzaklığının yaklaşık 150-200 m. olduğu, suça sürüklenen çocukların dava konusu malzemeleri açıktan aldıklarını ifade ettikleri yerin su deposuna yaklaşık 75 m. mesafede olduğu tespit edilmiştir.
11. Bozma öncesi mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; mahallinde yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuk …’in oturduğu ev ile Belediye’ye ait su deposunun yakın mesafede olması, olay yeri inceleme raporunda deponun giriş demir kapısı üzerindeki asma kilidin zorlanmış olduğu belirtilmiş ise de; teşhis ve tespite elverişli parmak izinin bulunmaması, olay gününe ilişkin fotoğraflarda kilidin açılmış olduğu ya da kırıldığına dair herhangi bir tespitin bulunmaması, suça sürüklenen çocukların yakalandıkları yer ile deponun uzaklığı, keşif sırasında dahi deponun önünde açıkta atılı vaziyette malzemelerin bulunması birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocukların savunmalarının itibar edilebilir olduğu, suça sürüklenen çocukların deponun önündeki açık alana bırakılmış hurda malzemelerini aldıkları, söz konusu malzemelerin yalnızca hurda olarak satılabileceği ve bu nedenle değerinin düşük olduğu, suça sürüklenen çocukların binanın içerisine girmedikleri, deponun girişindeki asma kilide zarar vermedikleri anlaşıldığından, her ne kadar suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; cezalandırılmalarına yeter her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraatlerine, hırsızlık suçundan da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm delillerin toplandığı dikkate alınarak tebliğnamede bu sebeple bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir.
1. Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkemesince alt hadden ceza tayin edildiği gibi katılan vekilinin suça sürüklenen çocuklar lehine temyiz isteminde bulunamayacağı anlaşıldığından, katılan vekilinin üst sınırından uzaklaşılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiş, ancak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine 5,100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmış, suça sürüklenen çocukların suça konu malzemeleri hakimiyet alanlarına soktuktan sonra bırakıp kaçtıkları ve malzemelerin bulunduğu sokaktan farklı bir sokakta yakalandıkları bu nedenle eylemin tamamlanmış olduğu kanaatine varıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin temyiz sebebi ve diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocukların su deposu kapısının kilidine zarar verdiği iddiası ile açılan kamu davası nedeniyle yapılan yargılamada deponun giriş demir kapısı üzerindeki asma kilidin zorlanmış olduğu belirtilmiş ise de; teşhis ve tespite elverişli parmak izinin bulunmaması, olay gününe ilişkin fotoğraflarda kilidin açılmış olduğu ya da kırıldığına dair herhangi bir tespitin bulunmaması nedeniyle mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlarına karar verildiği ve hükmün temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin ilgili ilamı ile onanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, su deposuna suça sürüklenen çocukların girip girmedikleri hususunun şüphe oluşturduğu, şikayetçinin savcılık huzurunda alınan beyanı ve suça sürüklenen çocukların tüm aşamalardaki birbiri ile tutarlı ve değişmeyen beyanları dikkate alınarak, suça sürüklenen çocukların çaldıkları malzemelerin su deposuna 75 metre mesafede olduğu, çalınan malzemelerin aktif olarak kamu hizmetine tahsis edilmediği göz önüne alınarak suça sürüklenen çocukların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 inci maddesinin birinci fıkrasına uyduğu halde suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/397 Esas, 2021/558 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.