YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/932
KARAR NO : 2006/7406
KARAR TARİHİ : 11.05.2006
MAHKEMESİ …A.H.
DAVA TÜRÜ :Mülkiyet Tespiti
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 03.05.2006 * günü temyiz eden … vekili Av…ve karşı taraf vekilleri Av… geldiler.Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * davacının; tereke tesbit dosyasının 27.12.1999 tarihli oturumda dava konusu eşyalar hakkında dava açacağını bildirmesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 450 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 11.05.2006 per. Miras bırakanın eşi olan davacı, miras bırakanın ilk eşinden olan oğlu davalıya karşı TKM. m. 898 hükmüne dayanarak zilyet olarak elinde bulundurduğu tüm eşyaların mülkiyetinin davacı adına tespitine karar verilmesini istediği ve davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı tarafından dava konusu eşyaların “tereke malı” olduğu konusunda temyiz edildiğine ilişkin değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?;
Dava konusu eşyaların tereke malı olup davacıya ait olduğu kanıtlanmadığı halde davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davacı yanın da dava dilekçesinde kabul ettiği üzere dava konusu eşyaların miras bırakana ait olduğu çekişmesizdir. Ancak davacı yan dava konusu eşyalar miras bırakana ait iken bu eşyaları kendi arzusu ile davacı eşine “verdiğini” ileri sürmektedir.
Davacı yan dava konusu eşyaların miras bırakan açısından “baba yadigarı” eşyalar olduğunu kabul etmektedir. Miras bırakanın aileden kuşaktan kuşağa aktarılan eşyalarını kan bağı bulunan mirasçıları yerine eşine bağışlaması/alt kuşağa aktarımdan vazgeçtiği düşünülemez.
Bir an için aksinin “olanaklı” olduğunu düşünülse bile davacı eşin iddia ettiği gibi miras bırakanın aileden kuşaktan kuşağa aktarılan “baba yadigarı” eşyalarını davacı eşine gerçekten bağışlamış/vermiş olsa idi “vasiyetname taslağı” hazırlamasına ne gerek kalırdı. Bu sebeple vasiyetname taslağı davacının iddialarına dayanak oluşturmaz. Aksine miras bırakanın aileden kuşaktan kuşağa aktarılan “baba yadigarı” eşyalarını kan bağı olmayan davacıya vermekteki kararsızlığını, bu konuda sağlar arası bir işlem yapmadığını –yapsa idi başka işleme gerek kalmazdı- ama bunu bir ölüme bağlı bir tasarrufla yapmayı düşündüğünü, daha sonra bu düşüncesinden de vazgeçtiği –geçerli vasiyet yerine taslak hazırlama anlamında- için resmi ya da el yazısı vasiyetname yapmadığını gösterir.
Kaldı ki davacı yanın diğer dava dosyalarında tespit yapılırken dava konusu eşyalar miras bırakana ait iken bu eşyaları kendi arzusu ile davacı eşine verdiğini açıklama yerine tespiti yapılan tüm malların “tereke malı” olduğuna ilişkin anlatımı da vardır.
Eşyaların niteliği/öncesi/değeri/özellikleri, miras bırakanın eylemleri/davranışları, diğer dava dosyasındaki anlatımlar/ikrarlar/örtülü kabuller ve tanık anlatımları ile dava konusu eşyaların “tereke malı” olduğu açıktır.
Değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.