Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/2099 E. 2015/15721 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2099
KARAR NO : 2015/15721
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, kusur belirlemesi, diğer taraf yararına hükmedilen nafakalar ve manevi tazminat yönünden; davalı tarafından ise, lehine hükmedilen manevi tazminat ve nafakanın miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı, davaya süresinde cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasına usulüne uygun olarak davet edildiği halde gelmemiştir. Daha sonra tahkikat sırasında 1.11.2013 tarihinde verdiği dilekçede tanıklarını bildirmiş, mahkemece bu tanıklar dinlenmiştir. Taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi, yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülmemesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. (HMK. m. 145) Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği halde, davaya süresinde cevap vermeyen, ön inceleme duruşmasına yine usulüne uygun olarak davet edildiği halde, özürsüz olarak duruşmaya katılmayan davalının, delillerini zamanında ileri sürememesinin, kendi kusurundan kaynaklanmadığına ve sonradan ileri sürmesinin haklı sebebe dayandığına ilişkin bir iddia ve olgu da göstermeksizin, tahkikat sırasında gelip delil bildirmesi usule aykırıdır. Kanunda belirtilen süreden sonra gösterilen tanıkların dinlenmesi ve bu tanıkların beyanları esas alınarak davacı kusurlu bulunup, davalı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3- Davalı, yoksulluk nafakası talebini iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı (HMK. m. 141/1) başladıktan sonra tahkikat sırasında verdiği 1.11.2013 tarihli dilekçesiyle ileri sürmüştür. Bu durum, savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Yasak başladıktan sonra savunma ancak, diğer tarafın muvafakatiyle genişletilebilir. Davacının bir muvafakati bulunmadığı gibi, davalının bir ıslahı da yoktur. O halde, davalının yoksulluk nafakası talebi hakkında usulüne uygun bir talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
4-Kabule göre de;
Davalı, manevi tazminat talebini iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı (HMK.md.141/1) başladıktan sonra tahkikat sırasında verdiği 1.11.2013 tarihli dilekçesiyle ileri sürmüştür. Bu durum, savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Yasak başladıktan sonra savunma ancak, diğer tarafın muvafakatiyle genişletilebilir. Davacının bir muvafakati bulunmadığı gibi, davalının bir ıslahı da yoktur. O halde, davalının manevi tazminat talebi hakkında usulüne uygun bir talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ. Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ( 2.) bentteki bozma sebebinde ve (l.) bentte oybirliğiyle, (3.) bentteki bozma sebebinde oyçokluğuyla karar verildi. 14.09.2015 (Pzt.)
Yoksulluk nafakası, boşanmanın fer’isidir. Bu niteliği gereği, boşanma davası sırasında davanın yerel mahkemedeki tahkikatı sona erinceye kadar, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağına tabi olmaksızın ve herhangi bir harç gerektirmeksizin sözlü ve yazılı olarak talep edilebilir. Yeter ki sonradan ileri sürülmesi halinde diğer tarafa savunma hakkı tanınmış bulunsun. Bu bakımdan, bu talebi “iddia ve savunma kapsamında” gören sayın çoğunluğa katılamıyorum. Yoksulluk nafakasına ilişkin tarafların temyiz itirazının esası incelenmelidir.