YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1557
KARAR NO : 2018/576
KARAR TARİHİ : 16.01.2018
….
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından nafakalar ile tazminatların miktarına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece verilen 08.07.2014 tarihli ilk hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminatlar ile ziynet yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi, yararına hükmolunan nafakalar ve tazminatların miktarları ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 2015/26664 esas, 2016/4726 karar sayılı ilamıyla “davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya neden olaylarda tam kusurlu olduğu, kadının boşanma davasının da kabulüne karar vermek gerekirken reddi doğru değil ise de, erkeğin boşanma davasının kabulü suretiyle verilen boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğinden konusuz hale gelen kadının boşanma davasının esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin takdir ve hüküm altına alınması, davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen tazminatların az olduğu, ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakasının ve davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının az olduğu, yine davalı-karşı davacı kadının ziynetlerle ilgili iddiasını, dinlenen tanık beyanlarıyla ispatlayamadığı, ne var ki süresi içinde verdiği delil listesinde ziynetler hakkındaki iddiasıyla ilgili olarak “yemin” deliline de dayandığı, bu durumda, davalı-karşı davacı kadına ziynetlerle ilgili iddiası yönünden diğer tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma kapsamı dışında kalan diğer yönlere ilişkin olarak ise hüküm onanmıştır. Taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığına göre hükmün bozma kapsamı dışında kalarak onanan yönleri karar düzeltme süresinin sona erdiği tarihte kesinleşmiştir. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Bu nedenle, bozmadan sonra, bozma dışına çıkılarak ilk kararda kabul edilen ve temyize konu edilmeyerek kesinleşen erkeğin davası yönünden yeniden kabulüne karar verilmek suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Zira bozmanın kapsamı dışında kalarak onanan kısımlar usulen kesinleşmiş ve bu yönler taraflar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın öncelikle temyiz edilmeyerek kesinleşen erkeğin boşanma davası ve erkeğin boşanma davası yönünden hüküm altına alınan bozma öncesine ait yargılama giderleri ile bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden yeniden karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yerel mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde; davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davası yönünden, “Davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.01.2018(Pzt.)
…..