YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8233
KARAR NO : 2018/2797
KARAR TARİHİ : 20.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hüküm karşısında, deneme süresinde yeni bir kasıtlı suç işlenmiş olması nedeniyle duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesi ve bu şekilde savunma hakkının kullanılmasını sağlamaktır. Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak kendisine bildirilmesine rağmen duruşmaya katılmayan sanığın önceki savunması ile yetinilerek yargılamanın bitirilebileceği anlaşılmakla; mahkemece duruşma açılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, duruşma açmaksızın, dosya üzerinde inceleme yaparak tensiben hükmü açıklamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında yapılan yargılamaya ait ve mahkemece ulaşılan vicdani kanının dayanağı olan, soruşturma ve kovuşturma aşamalarına ait adli raporlar, kolluk tutanakları, ifadeler ve duruşma tutanaklarına ilişkin tüm evrakın eksiksiz ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde gönderilmesi gerekliliğinin gözardı edilmesi,
3) Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan mağdur …’ın 5271 sayılı CMK’nin 234/1-b maddesi uyarınca duruşmaya çağrılıp, davaya katılma olanağı sağlanmadan, 25.11.2008 tarihli duruşmada mağdur adına çıkartılan davetiyenin tebliğ edilemediğinden bahsedilmekle yetinilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.