Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/5927 E. 2019/9230 K. 25.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5927
KARAR NO : 2019/9230
KARAR TARİHİ : 25.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından 04.04.2018 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, 19.07.2016 tarihli kararla, davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk Meryem Dündar’ın velayetinin davalı anneye verilmesine, ortak çocuk ile davacı baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk için aylık 100 $ (Yüz Amerikan Doları)’ nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve 01/07/2016 tarihli boşanma protokolünün aynen onaylanmasına karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine hüküm 19.07.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı vekili 10.01.2018 tarihli dilekçesi ile mahkemece velayetin davalı anneye verilmesine karşın, anlaşmalı boşanma protokolünün de aksine 100 Amerikan Doları olarak belirlenen iştirak nafakasının yine davalı anneden alınmasına karar verilmek sureti ile hükümde hata yapıldığı belirtilerek hüküm fıkrasının düzeltilerek iştirak nafakası yükümlüsünün davacı baba olarak düzeltilmesi talep edilmiştir. Mahkemece temyize konu 04.04.2018 tarihli ek karar ile hükmün taraflarca temyiz edilmeden kesinleştiğinden bahisle davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün tashihi başlıklı” 304. maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir” denilmektedir.
Somut olayda, davacı erkek tarafından, davalı kadın ile boşanma ve ferileri hususunda anlaştıkları bildirilerek Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma davası açılmış ve taraflarca müştereken imzalanan 01.07.2016 tarihli boşanma protokolü mahkemeye ibraz edilmiştir. Mahkemece de onaylanmasına karar verilen protokol kapsamında tarafların 2011 doğumlu ortak çocukları Meryem’in velayetinin davalı anneye verileceği ve davacı baba tarafından aylık 100 Amerikan Doları iştirak nafakası ödeneceği hususu tartışmasızdır. Mahkemece de hüküm fıkrasında velayet hakkının anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına keza taraflarca sunulan 01.07.2016 tarihli protokolün onaylamasına da karar verilmiştir. Ne var ki velayet hakkı kendisine verilmeyen baba aleyhine aylık 100 Amerikan Doları iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken hüküm fıkrasında yazım hatası yapılarak iştirak nafakasının “Davalıdan” alınmasına şeklinde karar verilmiştir. Hal böyle olunca davalı tarafın 6100 sayılı HMK’nın 304. maddesi kapsamında yer alan hükmün tashihi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.09.2019 (Çar.)