Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/7435 E. 2021/8540 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7435
KARAR NO : 2021/8540
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı anne tarafından kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasında, kadının davasının kabulü ile ortak çocukların velayet hakkı anneye verilmiş, baba ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Davacı-davalı kadın tarafından kişisel ilişki yönünden yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar taraflarca yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Kişisel ilişki düzenlenirken göz önünde bulundurulması gereken temel ilke, “Çocuğun üstün yararı”dır (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m.l; TMK m. 339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m.4/b). Çocuğun üstün yararı belirlenirken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Kişisel ilişki konusunda idrak çağında bulunan 2014 doğumlu ortak çocuk Arın’ın görüşünün sorularak ve davalı-davacı baba ile de görüşülerek, ortak çocuklar Arın (2014) ve Arya (2017) ile kişisel ilişki kurulması konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılması (4787 sayılı Kanun m.5), yapılacak incelemede babanın cezaevinde olması ve anneye karşı adam öldürmeye teşebbüs suçundan yargılamasının devam etmesinin çocuklar üzerinde yaratacağı olası psikolojik etki de göz önünde bulundurularak yeniden sosyal inceleme raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle kişisel ilişki yönünden karar verilmesi gerekirken, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın verilen karar hatalı görülmüş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda gösterilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesinin kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 22.11.2021 (Pzt.)