YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7752
KARAR NO : 2006/10534
KARAR TARİHİ : 13.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
… … Mahallesi, 17 ada 1 parsel sayılı 88.660 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 1965 yılında yapılan kadastro sırasında Mart 1330 tarih 66 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek tarla ve çalılık niteliğiyle kişiler adına tespit edilip kesinleşmekle tapuya tescil edilmiş, 1987 yılında 2981/3290 Sayılı Yasa uygulaması sonucu 37 ila 83 adalarda birçok parsele ifraz edilmiştir. Davaya konu 48 ada 10 sayılı 93.05 m2 yüzölçümündeki parselin bu ifraz parsellerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine, 09.01.1998 havale tarihli dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1943 yılında Çırçır ve …Devlet Ormanı ismiyle kadastrosu yapılıp kesinleştiğini, Aralık 1944 tarih 80 numarada Hazine adına tapuya tescil edildiğini, daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığından, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu ve daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde sahasında kalan tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 31.04.1943 tarihinde yapılıp kesinleşen ve Çırçır ve …Devlet Ormanı ismiyle … 1944 tarih 80 numarada 1.856.100 m2 yüzölçümüyle Hazine adına tapuya tescil edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Yörede 5653 Sayılı Yasaya göre 14.08.1952 – 04.07.1954 tarihleri arasında makiye ayırma işlemi yapılmışsa da, bu işlem hiçbir zaman sonuçlandırılmamış ve sonuçta … çalışmalarının tümü 1963 yılında iptal edilmiştir. Yörede 1972 yılında 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan tapulama sırasında bu yasanın 46. maddesi hükmüne göre kesinleşen orman kadastrosuna ait … 1944 tarih 80 numaralı kayıt ve belgelerin olduğu gibi tapu kütüğüne aktarılması sonucu 1280 sayılı parsel numarasıyla tapuya Hazine adına orman nitelğiyle tescil edilmiş, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 08.12.1976 tarihinde yapılan aplikasyon işlemi ilan edilmeden Orman Yönetiminin emriyle iptal edilmiş, 11.07.1979 tarihinde 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre aplikasyon ve 2. madde uygulaması yapılarak 17 ada 1 sayılı parselin bir kısmı (I) numaralı poligon ile orman rejimi dışına çıkarılarak 19.02.1981 tarihinde ilan edilip kesinleşmiş, daha sonra 1989 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılarak (XIX) poligon numarasıyla aynı parselin bir kısmı daha Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmış ve ilan edilerek kesinleşmiş ve bu mevkide orman rejimi dışına çıkartılan yerler 2924 Sayılı Yasanın 3. maddesi gereğince 17.08.1995 tarihinde 6546 parsel sayılı ile Hazine adına tescil edilmişse de, davaya konu yerin tescil edilip edilmediği mahkemece araştırılmamıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere ve daha önce temyiz incelemesi yapılan aynı köyle ilgili dava dosyalarındaki bilgi ve belgelere göre;
1- Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içine alınmış ve … 1944 tarih 80 numarada 1.856.100 m2 yüzölçümüyle Çırçır, …ve …… Devlet Ormanı ismiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği,
2- 1952-1954 yıllarında 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayırma çalışması yapılmışsa da, hiçbir zaman sonuçlandırılmadığı Y.K.D.’nin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı kararı ve bu karara direnen mahkeme kararını inceleyerek aynı gerekçe ile bozulmasına ilişkin H.G.K.’nun 03.07.2002 gün ve 2002/558 – 588 sayılı kararında kabul edildiği gibi … Yakasında yapılan tüm makiye ayırma çalışmalarının 1963 yılında iptal edildiği,
3- Yörede 1972 yılında yapılan tapulama sırasında 766 Sayılı Yasanın 46. maddesi gereğince sınırlaması kesinleşen ormanlara ait kayıt ve belgelerin olduğu gibi tapu kütüğüne aktarılması sonucu bu mevkideki Çırçır ve ….. Devlet Ormanı 1280, … … Devlet Ormanının 1274, …… Devlet Ormanının 1278 parsel numarasıyla tapuya yine orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği,
4- 1965 yılında 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda Mart 1330 tarih 66 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek (bu parselin 1943 yılında kesinleşen orman sınırları içinde olduğu düşünülmeden) 17 ada 1 parsel sayısıyla ve 188.600 m2 yüzölçümüyle kişiler adına tespit ve tescil edildiği,
5- 1981 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu hem orman kadastrosunun kesinleştirilmesi sonucu oluşturulan … 1944 tarih 80 (1280 sayılı parselin) numaralı orman tapu kaydı ve hem de kadastro sonucu oluşturulan … … 17 ada 1 sayılı parselin bir bölümünün (I) poligon numarası verilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı,
6- Aynı tapu kayıtları kapsamında kalan bir kısım arazi parçasının 1989 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması sonucu (XIX) poligon numarası verilerek yine Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı,
7- Bu bölgede 1744 ve 3302 Sayılı Yasaların 2. maddesi uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan yerler 17.08.1995 tarihinde 6546 parsel sayısıyla 2924 Sayılı Yasanın 3/1. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil edilmişse de, çekişmeli 17 ada 1 sayılı parselden (I) ve (XIX) poligon olarak orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1995 yılında 2924 Sayılı Yasa gereğince tapuya tescil edilip edilmediğinin mahkemece araştırılmadığı, bu konuda dosyada bir bilginin bulunmadığı,
8- 17 ada 1 sayılı parselin büyük bölümü orman rejimi dışına çıkartılmadığı ve halen orman niteliğinde Hazine adına tapuda kayıtlı olmaya devam ettiği halde, 1981 yılında orman rejimi dışına çıkartılan (I) numaralı poligonla birlikte 1987 tarihinde 2981/3290 Sayılı Yasa uygulaması sonucu 37 ila 83 adada kalan birçok parsele ayrıldığı, bu ifraz parsellerinden bir kısmının kapladığı alanın daha sonra 1989 yılında (XIX) poligon numarasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, bir kısım ifraz parsellerinin 2. ve 2/B madde uygulamasına konu edilmeyip, halen orman kadastro sınırları içinde ve Hazine adına tapuda kayıtlı olmaya devam ettiği,
9- … … 17 ada 1 sayılı parselden ifraz edilen çekişmeli 48 ada 10 sayılı parselin 1981 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile orman rejimi dışına çıkartılan (I) numaralı poligon içinde kaldığı,
10- Anayasanın 170. maddesi gereğince değerlendirilecek olan orman rejimi dışına çıkartılan yerler ile orman olan yerlerin diğer özel mülklerin tabi olduğu, rejime tabi tutularak 2981/3290 ve 3194 Sayılı Yasaların uygulanması sonucu şuyulandırılıp ifraz edilemeyeceği, böyle bir işlem yapılmışsa hiç bir hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan uzman orman … ve ziraat bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda, çekişmeli taşınmazın yörede 1943 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında tahdit içinde kaldığı, daha sonra yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise, XIX nolu poligon ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı açıklanarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yörede 1943 yılında orman kadastro çalışması yapılmadan önce oluşan ve çekişmeli taşınmaza revizyon gören davalıya ait Mart 330 tarih 35 nolu tapu kaydının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Nevar ki; mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz, yörede 1966 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında 17 ada 1 parsel olarak 18 hektar 411 m2 yüzölçümü ile 29.08.1962 tarih 71 nolu (Mart 330 tarih 35 nolu tapu kaydından gelen) tapu kaydına dayanarak gerçek kişiler adına tesbit edilmiş ve tapu kaydı oluşmuştur. 1987 yılında yapılan imar uygulaması ile çekişmeli taşınmazında içinde bulunduğu bir çok parsele ayrılmıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesini değiştiren 1744 Sayılı Yasa orman rejimi dışına çıkarılacak yerlerin tapulu iseler tapu sahipleri adına orman rejimi dışına çıkarılmasına imkan verilmiş, 3302 Sayılı Yasada ise, orman rejimi dışına çıkarılan yerlerin ancak Hazine adına çıkarılabileceğini hükme bağlamıştır. Olayda, uzman bilirkişilerin açıklamalarına ve dosyadaki 2/B madde çalışma tutanaklarına göre çekişmeli taşınmazın 3302 Sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, artık davalı tarafın dayandığı ve çekişmeli taşınmaz revizyon gören tapu kaydının tartışılması ve değerlendirilmesi düşünülemez. Zaten, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan yerlerdeki tapu kayıtları da hukuki değerini yitirmiştir.
Ayrıca, yörede yapılan makiye ayırma çalışmaları iptal edildiği gibi, taşınmazın bir an için makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla, … tesbit komisyonunca makilik alan olarak belirlenen alanlarda özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiştir. Kararda öngörülen Özel Yasalar 2510 Sayılı İskan, 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ile 5658 Sayılı Orman Yasasına ek Yasalardır. Gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilamları yasal değerlerini yitirirler. H.G.K.’nun 27.02.2002/1-19 E., 97 K. Sayılı Kararında değinildiği gibi bu tür yerlerde özel yasaları gereği tapulardan başka tapulara değer verilemez (HGK 27.02.2002/1-19 E.-97 K.). Davacının böyle bir tapu kaydı yoktur.
Belirtilen nedenlerle; davacı Hazinenin davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ve 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.