YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14157
KARAR NO : 2007/14585
KARAR TARİHİ : 15.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değer yönünden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1956 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 130 ve 131 parsel sayılı sırasıyla 5.160 m2 – 34.375 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Mart 930 tarih 21 ve 26 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak palamutlu tarla niteliği ile … … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. Orman Yönetiminin; orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı dava sonucu 130 parsel Gördes Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1957/62-1960/59 sayılı kararı, 131 parsel Gördes Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1957/63-1960/54 sayılı kararı ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile kadastro dışı bırakılmışlar, 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Davacılar … … ve arkadaşları vekili; çekişmeli taşınmazların, orman kadastro komisyonunca orman tahdidi dışında bırakıldıklarından müvekkilleri adlarına tapuya tescili istemiyle temyize konu davayı açmıştır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1996 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 1956 yılında yapılan genel kadastro sırasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere 130 ve 131 parsel numaraları verilerek … … ve ortakları adlarına tesbit tutanağı düzenlenmişse de Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu 130 parsel Gördes Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1957/62-1960/59 sayılı kararı, 131 parsel Gördes Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1957/63-1960/54 sayılı kararı ile 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman olduğu belirlenerek o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tesbit harici bırakılmasına karar verildiği ve 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştikleri, 1982 Anayasasının 138/4. maddesindeki “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmü ile Orman Kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 23. maddesinde, orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılması gereken yerlerin sayıldığı, bu maddenin 1. fıkrasının (G) bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” (halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin 26/g maddesi) hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılması zorunlu olduğu halde, yörede yapılan ve 1996 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakıldığı, ancak bu olgunun kesinleşen mahkeme kararı ile orman olduğu belirlenen taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, Tapulama Mahkemesi kararında taraf olan davacılar … … ve ortakları yönünden taşınmazın niteliğini belirleyen tapulama mahkemesi kararının H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturacağı, Anayasanın 169. maddesinde belirtildiği gibi ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre davaya konu taşınmazın “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman sınırı içine alınabileceği 3402 Sayılı Yasa genel, 6831 Sayılı Orman Yasası özel yasa olduğu ve özel yasada bulunan hükümler karşısında, genel yasa uygulanamayacağından, sonradan yapılacak orman kadastrosu özel yasa hükmüne göre yapılacağından, bu işlem 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesinde belirtilen ikinci kadastro sayılamayacağı gibi, Orman Yönetimi yada Hazine tarafından dava konusu taşınmazların her zaman orman olarak tescilinin mahkemeden de dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/11/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.