Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/15980 E. 2009/5594 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15980
KARAR NO : 2009/5594
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 17.07.2006 tarihli dilekçesiyle … Mahallesi … mevkiinde bulunan 37 ada 76 sayılı parselin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiş, Orman Yönetimi 27.09.2006 aynı sav ile davaya katılmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, … mahallesi … mevkiinde bulunan 37 ada 76 sayılı parselin davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savı ile tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine göre yapılmış ve 29.09.2004 ila 01.11.2004 tarihi arasında ilan edilmiştir.
Genel kadastro sırasında 03.09.1987 tarihinde … Mahallesi 37 ada 76 parsel sayılı 6230 m2 yüzölçümündeki … bahçesi nitelikli taşınmaz, Temmuz 1967 tarih ve 1 Sıra numaralı tapu kaydı ile … … … adına tesbit edilmiş, 10.10.1988 ila 11.12.1988 tarihinde yapılan askı ilanı sonunda kesinleşerek tapuya tescil edilmiş, satış ile davalıya geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile resmi belge niteliğindeki memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı gibi, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenip, her ne kadar kadastro tesbitinden dava tarihine kadar 10 yıldan fazla süre geçmişse de, dava genel arazi kadastro tesbitinden sonra kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedenine dayalı olup, kadastro tesbitinden önceki nedene dayanmadığından 23.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12/3 Maddesine eklenen “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” hükmü ile aynın yasanın 3. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. Maddesinin“Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarını reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.